10 Kasım 2008 Pazartesi

TAŞINDIM

Arkadaşlarim 1 saat önceki yazimda da bahsettiğim gibi Blogspot'ta yaşadiğim bazi sorunlardan dolayi Wordpress'e taşindim...

Ahanda yeni sitem


Link verebilmeme cevap :
Firefox'la bir kelime üzerinden link verebiliyorum..Ama bu şekilde link vermekten nefret ediyorum


illuyankas.wordpress.com


Görüşürüz
Off...

Bıktım şu blogspot'un teknik sorunlarindan...
Haci mis gibi yazimi yazmistim...Linkleri vermemeye başladi yine...Delirdim resmen....

O yüzden yakin zamanda sitemin adresini değiştirip isteklerinize göre bambaşka veya yine ayni şekilde yazilarima devam edeceğim...

Kendi emeğime saygi olarak siteyi açik birakicam...

Ama bir süre yazi yazmayabilirim , kusura bakmayin..

Bildiğiniz üzere link veremiyorum ; ( Ki dünkü yazimda linklerin yerinde a harfleri çıkmış sadece) bunun sebebinin yaptiğim arka plan değişikliğinden kaynaklandiğini düşünüyorum...

Yeni blog adresimi alir almaz Facebook'a ve msn'e geçicem linkini...

Bu blog sayfasi benim için biraz da rahatsiz edici çünkü artik bu eud1558 lerden kurtulmak istiyorum..6 yildir eud1558'im...Biktim artik..

Blog sayfami buyuk ihtimalle yine blogger'dan alacağim..Olmazsa blogcu veya wordpress olabilir...

Ayrica 2. dost ve kardeş blogumuz açildi...Sahibi aramiza İtalya'da binbir güçlükle okuyan Göktuğ...Onun da linkini veremiyorum bildiginiz gibi ama sitesini yazabilirim

goktugkilic.wordpress.com



De hadi görüşürüz....

9 Kasım 2008 Pazar

7. siniftan beri kasim aylari benim için özel olmuştur...Hayatimdaki büyük değişiklikler her zaman kasim ayinda oldu...Kendime özel bilgisayarim , televizyonum , yatak odasi mobilyam , ilk pasaportum( sanki 50 tane pasaportum varmiş gibi) , ilk yurtdişina çikişim , cep telefonum hep kasim ayinda oldu....Bu yüzden kasim ayinin hep biraz daha özel olduğuna inanirim...Tabii şu ana kadar beni en çok etkileyen ölümler de kasim ayinda oldu....2000 kasiminda ilk kez cok sevdiğim birisi öldü...2005 kasiminda da ona benzer bi durumum oldu...İkinizi de çok özlüyorum....

....

Herneyse efendim...

Unicef'e veya İnsani Yardim Örgütüne başvurcam...Olmazsa IMF'ye kadar yolum var...Para lazim bana....2 ay önce büyük bir akillilik yaparak birikmiş parami Bankaya yatirdim...Veya akilli olduğumu zannettim...O günden beri günlük harcamalarim 2 (iki ) kat artti...Durumumu şöyle üzetlemek istiyorum ki param yok...

Ayriyetten güvenlik için üye oldugum her siteye farkli şifre koyarim..Ve bunlari bir kağida not alirim....Ve işte bugün o kağidi kaybettim...Hükümsüzdür yazip işlevselliğini kaybettirmek isterdim ama maalesef mümkün diil...Sabahtan beri ariyorum bulamadim...Bulursaniz "insanlik namina" okumadan bana teslim edin...Gerçi odamda bir yerde ama bildiğiniz üzere olasiliklarin yaninda ben varsam her şey mümkündür...



İnterrail olayini araştirdim dün akşam..Garip olacak bunu soylemesi ama bunu ayarlayan zekaya hayran oldum...Muhteşem birşey...Hemen kafamda bir rota hazirladim ama rotami söylemeden Interrail'i şöyle bi açikliyayim..

"INTERRAIL PASS, Avrupa Demiryolları İşletmeleri tarafından uygulanan, gezginlere ucuz ulaşım olanağı sağlamayı amaçlayan bir pas bilet uygulamasıdır. Aynı biletle, istenen yerde ve zamanda istenen trene binme olanağı sağlar.

Inter Rail herkesin grup olarak yolculuk yaptığı ya da yalnızca Inter Rail bileti olanların bindiği özel bir tren değildir.

Interrail Global Pass bileti Avrupa'nın 30 ulkesinde 5 gün ile 1 ay arasında, Interrail Bir Ülke Pass bileti ise seçeceğiniz 30 Avrupa ülkesinden herhangi birisinde 3 ile 8 gün arasında sınırsız serbest dolaşım olanağı sağlar."

Kaldiğim yerden ;

Programima Bologna'dan başlamak ve doğruca Amsterdam'a gitmek..Sonra Yine mümkün olduğunca az vakit geçirerek Kopenhag'a gitmek..Kopenhag'dan Stockholm'e gitmek...Stockholm'den Oslo'ya gitmek...Birkaç Norveç Fiyordunu görüp Tren yolu olmamasi nedeniyle mecburen tekrar İsveç'in kuzeyinden Tornio şehri üzerinden beyaz zambaklar ülkesine gitmek...Yaz ayinda yapacağim için bu yolculuğu Lappi'yi görmeden direkt Finalndiya'nin güneyine geçmek...Oulu , Jyvaskyla ve Tampere'yi de görerek Helsinki'ye gitmek...Helsinki - Turku arasi gidip gelerek 1 ayi doldurduktan sonra uçakla Bologna'ya geri dönmek...

E niye Bologna derseniz Gitmek istediğim Üniversite Bologna'da ve insallah orda yaşiyor olurum o zaman...

Bence herkes yaşamali böyle bi deneyim..Hani herkes İskandinavya'yi görmek zorunda diil ama Hani ne biliim mesela Akdeniz ülkelerini görebilmeli...

1 aylik fiyatini söylersem zaten hemen siz de gitmek isteyeceksiniz biliyorum...1 ay sürekli geçerli tren fiyati 26 yaş alti insanlar için 399 euro !!TCDD euro fiyatini 2,10 YTL olarak hesaplamiş..( Euro hiç 2,10 Olmadiği halde ) Yani eğer bileti Türkiye'den alacaksaniz 838 lira ödeyeceksiniz...Euro üzerinden alamiyorsunuz.Türk Lirasi olarak ödemek zorundasiniz..Ama olsun yine de çok ucuz...Bir ay boyunca tüm trenler...Hostellerde kalip ( birazdan linkine vereceğim sitelerde hostellerle ilgili güzel bilgiler bulacaksiniz) yolculugunuzu daha ucuza getirebilirsiniz...

Daha fazla bilgi edinebileceğiniz linkler :

a
a
a
a

Bu sitelerde fiyatlar , şartlar , ülkeler , konaklama imkanlari , güvenlik , öneriler falan var

Umarim bu yolculugu yapmak isteyen herkes bu imkani bulur çünkü çok zevkli bi yolculuğa benziyo...

8 Kasım 2008 Cumartesi

Tembelim...

Artik Günaşiri Yazari oldum ve yazacak konu bulamiyorum..

Pazar sendromlarim cuma akşamina kadar indi...Şöyle ki Cuma akşami bile değilken saat 6 da uff ya 2 gün sonra yine okul var der oldum...Yazin da eylul sendromum 3 ay surmustu ayrica yaklaşik 3 ay çalişmamin sonucu olarak matematikten 6 (altı) [100 üzerinden] akmiştim ki heralde bu alanda bir rekor kirmiştim...Guinness'e yazdirmak istiyorum adimi....

Yok haci yazamiycam bişey bugün...Hiçbişey gelmiyo aklima...Hiçbişey...İlk olarak konuya biraz psikolojik olarak giriim dedim , insanlarin sorunlarindan ve her insanin kendine has sandiği sorunlardan...Sonra gereksiz buldum...Kar hakkinda yazayim dedim çok saçma geldi...

Bahsedebilecegim tek sey bugun neredeyse tum uskudar ilcesini yurudugum....bu kadar...

Bi sonraki yazilarimda bu gunu telafi edicem soz...

De hadi gorusuruz

6 Kasım 2008 Perşembe


Soğuk...Soğuk...Soğuk... Üşüyorum işte...

Dalga geçiyodum yine bu kiş da sicak olcak diye ama bu kiş gerçekten soğuk olacağa benziyor...Sabah serindi ama isinir diye yeni süpersonik hirkam yerine gri daha ince olani aldim..İsisnmadi hava ben de üşüdüm...Bu arada Taksimden Kabataşa Füniküler kullanmayin..Aralardan gidin..Denize doğru giderseniz Kabataş'a çikarsiniz...Önerim spor yapmaniz için diil muhteşem sokaklar var oralarda...



Sevgili okurlarim size dün bahsettiğim gibi bugün kiş tatillerinde yapilacak en zevkli şey olan kayak'tan söz edicez...Başlamadan söylemek isterim BEN HAYATIM BOYUNCA KAYAK YAPMADIM !! Bunun sonucu olarak inanilmaz bir merakim var kayağa karsi...



Efenim bildiğiniz gibi Avusturya dünyanin kayak ve kiş sporlari merkezi...Elimde bir liste var Avusturya'nin güzel kayak merkezleri diye..Finkenberg adini sevdim..Size hemen anlatmaya başliyorum...



Finkenberg... Güzel bir yere benziyo.... Tesisler hakkinda bir şey yazamiyacağim için sadece fotoğraf koyucam...



Finkenberg / Avusturya



http://www.finkenberg.at/


Daha yakinlarda is Bosna&Hersek güzel bir kayak merkezi olabilir..Tabi Avusturya gibi milyon tane kayak pisti yok...En popüler kayak merkezi Vlasic Daği...Bosna'nin tam ortasinda...Karadziç'in Krajina( Hırvatistan) Sirplarina yardim göndermek amaciyla karagâh kurduğu bir dağ...


Son fotograf Hollanda Askerî Oteli(ymiş)


Vlasic Daği / Bosna Hersek


http://www.bhtourism.ba/loc/vlasic.wbsp


Son olarak yine bize iyice yakin bir ülkeden Yunanistan'dan bir kayak merkezi söyliycem..Serez-Frontos dağindaki Lailias bölgesi Yunanistan'da bile ünlü değildir..Ama En az Kartepe kadar güzeldir...Serez zaten Türkiye'ye 1 bucuk saat..Lailias da Sereze gelmeden zaten...


Lailias yazin da muhteşem doğasiyla Serez'in yaylasi gibi biyer... Lailias'a gitmek isterseniz Dağda kalmayin..Serez'e inin orada oteller daha ucuz...Zaten 2 gün Lailias'da sıkılırsınız...

Lailias-Serez / Yunanistan
NOT: Yurtiçi kayak merkezlerini anlatmaya gerek yok..Zaten hepsi meşur...
2. NOT: Bosna Hersek vize istemiyor



5 Kasım 2008 Çarşamba

Dün de yazamadim..İnanilmaz bir yorgunluk var üstümde şu siralar..Gündüz okuldayken falan çok yorgun olmuyorum ama eve gelince aninda yoruluyorum...Eğer eve geldikten sonra spora gidersem hem açlıgım gidiyo hem de yorgunluğum..Böyle bi bünyem var...Bi garip...


Efenim bugünün en önemli olayi kuşkusuz OBAMA'nın Yeni Amerikan Başkani seçilmesi....Ona burda başkanlik donemi boyunca kolay gelsinlerimi yolluyorum...Bikaç ricam var kendisinden :


1 ) Irak'tan çekilsin
2) Türkiye'deki İnternet Sansürcülüğüne karsi Türkiye'ye kötü bi profil çizdiğini söylesin..Arayi biraz açsin...Türkiye'yi mantlikli kararlar vermeye çağirsin hatta zorlasin...
3) Bu yukaridaki tüm maddelerden daha önmlisi Küresel Isınmayi durdursun...

Sonunda Bush(t) gidiyo ya değmen benim keyfime : )
Tabii sadece Obama'yi değil sonunda düzgün bi kara veren Amerika halkini da kutluyorum...Hakliymişim Amerikalilardan nefret etmemekle...Sadece Bush(t)'dan nefret ediyodum...


Hazir geçen gün Hindistan'dan bahsetmişken bugün de Hint Yemeklerinden bahsedelim 


Hint yemekleri baharattan ibaret gibi bişeydir ve sadece köri sosundan oluşmaz...Baharattan dolayi biraz acidir..Ve Singapurda gözünüz kapali bi biçimde metroya binerseniz sadece kokudan bir Hintli'nin yerini bulabilirdiniz..(Tested)..Ayrica bu mutfaği 9 yaşimda Singapurdaykene kesfetmemle yillardir 30 kg olan bünyem 42 kg olmuştu..Louie Anderson gibi bişey olmuştum...


Denedim de biliyorum İstanbul'un en güzel Hint Restorani da "Dubb"'dur...Birazdan vereceğim tariflerden ilgi duyarsaniz ahanda adresi ve telefonu :


Alemdar Mah. İncili Çavuş Sok. No:10 Sultanahmet-İSTANBUL Tel: (0212) 513 73 08


Sultanahmet'te...Yerebatan Sarnicinin yan sokaği gibi bişey...Sultanahmet'le Ayasofya'nin arasinda..


Efendim önce ekmeğimizin tarifi :

Ekmeğimizin adi "Puri" (Hangi arada ekmeği"miz" olduysa ?)
Malzemelerimiz : (adini bilmediklerinizi Mısır Çarşisinda bulabilirsiniz )


250 gr.bugday unu
1 corba kasigi ghi
1 cimdik tuz
kizartmak icin ayrica ghi


Ghi mesela ? Misir çarsisina !

Yapilişi :


Un,tuz ve ghi karistirilarak birbirine yedirilir. Ilik su azar azar katilir ve hamur sertce olana kadar yogrulur. Nemli bir beze sarilarak 30 dak. bekletilir.Hamur 4 er cm. capinda toplar haline getirilir ve yaglanmis merdane ile acilir.Ince ve yuvarlak olmasina ozen gosterilir. Sicak yagda kizartilir ama kabarincaya kadar kepceyle yagin icinde tutmak gerekir. Ters yuz edilen puri pembelesince yagdan alinir. Yagin suzulmesi icin dik yerlestirilir.






Pistiğinde Puri böyle bişey oluyo....

Çorbamiz da Mullagatani olsun
Malzemeler:2 yemek kaşığı eritilmis margarin 2 tatlı kaşığı çekilmiş karabiber1 çay kaşığı kimyon1 çay Kaşığı hardal tohumu1 adet kuru soğan2 adet kırmızı kuru acıbiber (bütün)1 tatlı kaşığı köri1/2 çay kaşığı zerdaçal2 diş sarımsak300 ml. Domates suyu2 adet limon suyu120 ml. Sıcak su1/2 çay kaşığı kişniş Tuz

Yapilişi :

Kuru soğanı ayıklayıp, rendeleyiniz.Sarımsakları ayıklayıp, kıyınız.Derin bir tencerede 2 yemek kaşığı yagi kızdırıp, kuru soğanı pembeleşinceye kadar kavurunuz.Daha sonra içine sarımsak, karabiber, kimyon, hardal tohumu, kırmızı biber, köri, zerdaçal iyice sote ediniz.Ateşin altını kısıp, domates suyu, su, limon suyu ve tuzu ilave edip, 10 dakika kaynatınız.Servis tabağına alıp, kişniş ile süsleyip sıcak olarak servis ediniz.



Mullagatani de piştiğinde yukaridaki gibi bişey oluyo...



Ana yemeğimiz de Gobi Aalo olsa mesela ?

Malzemeler
* ½ tatlı kaşığı kişniş * 1 tatlı kaşığı tuz * 1 tatlı kaşığı kırmızı acı biber * 1 tatlı kaşığı zencefil * Taze kişniş * 1 adet orta boy kuru soğan * 1 tatlı kaşığı Garam Masala ** 4 çorba kaşığı zeytinyağı * 3 adet iri domates * 1 çorba kaşığı tane kimyon * 250 gr. patates * 500 gr. karnabahar

(NOT: Garam Masala bir baharat karişimidir ve ayrica hazirlanir...

Aşağida saydiğim tüm baharatlari beraber çekiyorsunuz ve Garam Masalaniz hazir oluyor..
* 1 tatlı kaşığı kara biber* 1 tatlı kaşığı karanfil* 1 tatlı kaşığı kimyon tanesi* 5 cm. boyunda kabuk tarçın* 1 çorba kaşığı kakule tanesi)

Yapilişi :

Zeytinyağını kızdırın. Kimyon tanelerini içine katıp bir kaç saniye çevirin. İnce doğranmış kuru soğanı ekleyin ve rengi değişene kadar kavurun. Zencefil, acı biber, tuz ve kişnişi ilâve ederek, 2-3 dakika pişirin. 3 çorba kaşığı su ekleyin. Ve, tencerenin kapağını kapayarak, kısık ateşte, suyunu çekene kadar pişirin.Sonra, patatesleri ekleyin. Ve, yüksek ateşte, renkleri kahverengimsi olana kadar kızartın. Ocağın ateşini kısın. Tencerenin kapağını kapatarak 15 dakika kadar kaynatın. Tencereyi ateşten indirdikten sonra, üzerine baharat karışımı Garam Masala’yı katın. En üste de, kıyılmış maydanoz serpin.

Gobi Aalo da böyle bişeydir..

Ve sira içecekte !

Sakin Kola içeyim demeyin circir olursunuz...Lassi için ? Ayran gibi ama daha garip bişey... (Bu arada Lassi Fince'de bir erkek ismi )

• 250 gr yoğurt• 250 ml su• 3 çorba kaşığı şeker• 1 su bardağı buz• 2 çorba kaşığı limon suyu• 1 çay kaşığı vanilya• 2-3 adet kakule tohumu• İsteğe göre 2 adet muz, 1 olgun mango ya da 250 gr çilek

Şu yukarida saydiklarimin hepsini Blender'dan geçirin...ahanda Mangolu Lassi

NOT: Lassi'yi yemek bittikten sonra rahatlamak için için...Yani "Rahatlamak için Lassi için"

İnternette daha birsürü güzel tarifle karşilaşabilirsiniz....

Yarin büyük ihtimalle Kiş Sporlariyla ilgili bişeyler yazicam haberiniz olsun



3 Kasım 2008 Pazartesi

Namaste

Hani geçen hafta bi gün yazmayip edebiyata çalişmiştim ya ?
Tamamen gereksizmiş..Keşke oturup bişeyler yazsaymişim...
Öncelikle tüm okurlarima yazilarimi takip ettiğiniz için teşekkür ediyorum...Biraz garip bi duygu insanlarin yazilarini begenmesi...Mutlu edici bişey...Hele dün akşam bir sürü iltifati bi anda aldim böyle halimi görcektiniz ağizm kulaklarimda böyle kipkirmizi olmuş durumdaydim...Hepinize teşekkürler diyerek bugünkü konuma geliyorum..

Efendim bugün Hint Filmleri'ni ve Hindistan'i işliicez...


Hindistan Vikipedi'ye göre 1,147,995,904 kişilik nüfusuyla dünyanin en kalabalik 2. ülkesi...Hindistan Nüfus Kronometresi'ne göre nüfus her saniye bir kişi artiyor..
Ahanda H.N.K 'nin linki :
http://www.medindia.net/patients/calculators/pop_clock.asp


Hindistan herkesin bildiği gibi mistik bir ülke..Envai çeşit millet yaşar...Sabahtan akşama tütsü koklar , yoga yaparlar...Alabildiğine fakir bir ülkedir..Kast sistemi vardir ( fakirsen zengin olman dine göre yasaktir gibi saçma sapan bi kural)...


Bi de bunlarin garip garip filmleri vardir...Türk sinemasina nasil Yeşilçam , Amerikan Sinemasina Hollywood deniyosa Hint Sinemasina da "Bollywood" diyolar...( Filmlerin nerdeyse hepsi Bombay'da (Mumbai) çekildiği için bu ismi koymuşlar...Biraz da özentilik kokuyo bence...


Hint Sinemasi gelince herkesin aklina Raj Kapoor ve onun muhteşem Filmi "Avare" ( Hintçe : Awaara) gelir...Hatta onun müziğini çogumuz "Avaaramuuuuu" diye söyleriz ama orjinali "Awara Hoon"'dur...Dinlemek isteyenler için ahanda linki :


http://www.imeem.com/groups/ge13xNlT,world_of_sensetive_heart_dard_e_dil//music/aOzXlRiQ/mukesh_awara_hoon/



Yanliz bu Avare Avrupa'da falan hiç bilinmez...Hani bu film sadece Hindistan'da İran'da ve Türkiye'de meşhur(muş)....(Aklimda bulunsun bir ara İran Sinemasi'na da değincem..Onca baskiya ve sansüre rağmen böyle muhteşem filmlerin nasil çiktiğina şaşicaksiniz)....

Vikipedi'den çalinti Avare'nin özeti :

Film temelinde Raj Kapoor’un iç içe geçmiş yaşamıyla ile Rita(Nargis)’nın ayrıcalıklı yaşamını konu alır. Filmde Kapoor fakir, masum, biraz avare karakteri canlandırır tıpkı Charlie Chaplin gibi ve daha sonra çektiği Jagte Raho ve Shri 420 gibi Kapoor filmlerinde bu karakteri geliştirmiştir.
Bu film; meşhur bir takımın işbirliğidir; yapımcı ve yönetmen Kapoor, senarist Khwaja Ahmad Abbas ( Hint filmleri yönetmeni , TV yazarı ve gazeteci), beste Shankar Jaiskishan ikilisi; “Avareyim” şarkısının seslendirmesi Mukesh ve güfte Shailendra tarafından yapılmıştır. Film tüm Hindistan yarımadasında olduğu kadar Rusya, Romanya, Türkiye ve Çin’de olağanüstü bir popüler olmuştur.Raj; varlıklı bölge hakimi (Hakim Raghunath) olan kindar babası yüzünden evden uzaklaşmış ve sonuç olarak sefalet ve yoksulluk içerisinde bir hayat sürmektedir (Babası rolünü gerçek hayattaki babası Prithviraj Kapoor oynamaktadır). Raj’ın filmdeki babası Hakim Raghunath yıllar önce karısının kendisini aldattığı şüphesi üzerine karısını sokağa atmıştır. Çocukken Raj ‘ın okuldaki en yakın arkadaşı Rita’ dır ama sonra Rita’nın anne-babası öldükten sonra vesayetine alan bölge hakimi Raghunath iki çocuğu birbirinden koparır. Ayrıldıkları halde Raj Rita’yı aklından çıkartamamıştır.Sokaklarda Raj hayatını devam ettirebilmek için küçük suçlar işler ve baba figürü olarak da Jagga’yı bulur. Yıllar sonra Raj annesinin evden uzaklaşmasından sorumlu olan adamın Jagga olduğunun farkına varır. Bir öfke nöbetinde Raj Jagga’yı öldürür ve sonra hakimi öldürmeyi dener ama başarısız olur. Bu olaylar sürerken; Raj babasının mahkemesine getirilir ve Rita da avukatlığını yapmaktadır. Filmin finalinde Raj suçundan dolayı hapse gönderilir ve Rita onu bekleyeceğine söz verir.

Konusu budur bu filmin ve Hint Sinemasi'ni dünya'ya açmiş olan bi filmdir...

e Hint Filmi diyip duruyoruz ama Hint Filmleri'nin bi de akil almaz danslari ve müzikleri vardir...

Ortalama bi Hint Filmi müziği şöyle bişeydir :

http://www.dishant.com/jukebox.php?songid=54811

Ortlamanin beteri bi Hint Filmi Müziği söyle olur :

http://www.dishant.com/jukebox.php?songid=18857

Hatta bu ortalamadan da düşük müziğin YouTube'da bir videosu vardir ki görmeyin yani..Video'da şöyle bir durum var ..Hani tipki biz "si tu savais combien je t'aime" 'e "sütü seven kamyon söförü" diyosak bunlar da baştan sona Hintçe olan bu müziğe ingilizce bişeyler uydurmuşlar..

http://www.youtube.com/watch?v=ZA1NoOOoaNw

Valla daha yazcak bişey bulamiyorum ayrica bi şeye sinir oldum yazcak havam da kalmadi..En son birkaç bedava Hint Filmi izleyebileceğiniz bir link verip bitirmek istiyorum :

http://www.ezgifilm.com/film/?cat=8

Filmlerin bazilari Almanca ama listenin sonuna dogru Türkçe olanlari da var...

Daha fazla Hint Filmi ve müziği keşfetmek istiyorsaniz da Google'da ufak bir arama yapmak yeterli....Veya YouTube'da related videos'tan da bulabilirsiniz....

Al Vida ( Hintçe Elveda - güle Güle )

2 Kasım 2008 Pazar

Havanin güzel oldugu olacagi son günde hasta olmak nasil bir talihsizligin ; nasil bir zavalliliğin , hayata karşi nasil bir ezikliğin eseridir ?? Gün : 2 Kasim Hava : 30 C Kahramanimiz : Evde Çay İçiyo...aman ne güzel !!!

endişe etmeyin ( etmedin gerçi biliyorum) o kadar kötü diildi durumum...Hatta 5 gibi spora bile gittim... İşte bu da böyle bir şikayetimdir....

Şikayet Korolari diye bir sey var biliyor musunuz ??

Bu proje bir kiş günü Tellervo Kalleinen ve Oliver Kochta-Kalleinen'in Helsinki'de parkta yürürken akillarina gelir...Ama bu işe Finlandiya'da değil Küçük Britanya'da ( a tribute to little britain) Birmingham'da başlarlar...

Şikayet korolari şöyle işliyor : bi grup insan toplaniyoru herkes şikayetlerini söylüyo..Örneğin Helsinki Şikayet Korosu'nda ( Helsingin Valituskuoro) şu şikayet var ki bence en güzellerinden birisi

"Vanhoista metsistä tehdään vessapaperia, silti vessoista on aina paperi lopussa" "Ağaçlar kesilip tuvalet kağidi yapiliyor , ama hala umumi tuvaletlerde tuvalet kağidi yok"

veya

"Aina hävitä Ruotsille lätkässä ja Euroviisuissa, joulukaupan myynti alkaa joka vuosi aikaisemmin" " Hokey'de ve Eurovision'da her zaman İsveç'e yeniliyoruz ve Noel sezonu her sene daha erken geliyor"

En güzellerinden biri

"Miksi metripizza on vain puoli metriä pitkä?" "Niye metre pizza sadece yarim metre uzunlugunda ? "

veya

"Hammaslääkäriin on puolen vuoden jono, sen jälkeen hampaat voikin jo poistaa kokonaan" " Dişçi kuyrugu 6 ay sürüyo bu süre sonunda da tüm dişin çekilmesi gerekiyo"....

Neyse hepsini yazmiim sıkıcı oluyor direkt linkini veriim...

http://www.youtube.com/watch?v=ATXV3DzKv68

( Not : duydum ki YouTube'dan link almak istemeyenler varmiş..Önerim : Vtunnel'den girin bloguma böylece linkler çalişir)

Çocuklar da kendilerine göre bi Şikayet korosu hazirlamiş...Çocuklarin şikayetleri de okul neden erken başliyor ? , Okul osuruk kokuyor , sınavlar, kizlar salak , erkekler salak şeklinde komik şikayetler...

http://www.youtube.com/watch?v=TqNG6VTKRh0

Hamburg ( Wilhemsburg) Şikayet Korosu da en güzel şarkili olani...Daha doğrusu melodisi çok güzel... Türk komşularini da ne kadar sevdiklerinden bahsediyolar : )

http://www.youtube.com/watch?v=569qbNdm75c

Budapeştelilerinki biraz ilginç...Baya neşeliler..

Güle oynaya herşeyin ne kadar kötü olduğunu söylüyolar..

http://www.youtube.com/watch?v=VGgkHyti0ME

Budapeştelilerin şikayetleri en garipleri..Klavyedeki CAPS LOCK tuşunun takılmasindan falan da şikayet etmiş bu garip Macarlar...

Pensilvanya ( Bikaç hafta öncesine kadar oraya PensilViyana derdim ) Üniverstitesi Şikayet Korosu Bayaği tiyatro şeklinde olmuş....

Güzel ama...Üniversiteliler cezaevindeki gibi turuncu turuncu giyinmiş , okullarina şikayet ediyorlar...

http://www.youtube.com/watch?v=yuHN0qcMMkk

Tellervo hanimla Oliver beye mail atalim da belki biz de yapariz böyle şeyler...

Herkes şikayetini yazsin...Belki onlara ihtiyaç duymadan biz de yapariz bişeyler...

1 Kasım 2008 Cumartesi

Huzur istiyorum artik.... Biliyoruz "Huzur İzlanda" ( a tribute to "Huzur İslamda") ama ben burada da huzur bulmak istiyorum....Oyle bir şehir ki insani kirmizi işiga 2 saniye verken hizini arttirip geçmeye calisiyo...Bu tür küçük şeyler beni deli etmeye yetip de artiyo...Sorunlar keşke hep böyle küçük şeylerle sınırlı olsa...Bazen düşünüyorum dünyanin en pahali benzinin biz kullaniyoruz ve hiçkimsenin gıkı çıkmıyo ya ; daha deposundaki benzine sahip çıkamayan bi halk ülkesine nasi sahip çıkcak diye...Neyse efenim...Blogumla dünyayi deistiremiicegim icin bosveriyorum boyle seyleri...


Bugün size acayip bi yeri tanitcam....Bhutan'ı....

Efenim Bhutan Himalaya dağlarinda Hindistan ve Çin işgalindeki Tibet arasinda bi yere sıkısmıstır...Başkenti Thimpu'dur...Küçük bi şehir Thimpu..Zaten ülkenin nüfusu da 600.000....Konya'dan biraz buyuk bir ülke...( Bkz:Yözülçümlerini Konya'yı Esas Alarak Söyleme Hastalığı)
Bu Nhutan'ın Anlamı Sanskritçe iki kelimenin birleşiminden geliyor...Hangi kelimeler bilmiyorum ama anlamı "Yükselen Ülke" demek....Bhutan'lılar kendilerine Druk Yul da diyorlar ve bu da "Şimşek Ejderhasının Ülkesi" demek....Bayraklarında da zaten bu ejderha figürü var..
Bhutanlılar yüzyıllarca Dünya'yla ilişki kurmadan yaşamişlar ve bunun sonucunda bizim için önemli olan pek çok şeyi bilmiyorlar...Örnegin Soyadı kullanmak çok yeni bir alişkanlık ve zorunlu deil..

Bu içe dönüklük kendi istedikleri bişey mi bilmiyorum ama dağlarin arasinda sıkısmıs bir ülkenin dişariyla iliskileri cok zor alsa gerek....E tabii bu içe dönüklüğün sonucunda bir suru Batıl İnançlari olusmus...Ama bu batil inanclarin sebebi yobazlik degil..Bhutan'lı rahipler Tibetli rahiplerle beraber En açık görüşlü Budist Rahipleri...Dinlerini eleştirmeye olumlu bakiyorlar , kadinlara deger veriyolar ve tek dogru inancin Budizm olamayacagini kabul ediyorlar....Bizdeki gibi tek dogru din İslam'dır anlayişi yok yani....

Bhutan dünyada Televizyona en geç kavusan ülke...1999'da ilk televizyon geldi ve 2002'de ilk Bhutanli televizyon kanali açıldı...Hatta o kanalin linki

Ülkede sadece 2 (iki) Linux kullanicisi var...

Tipki televizyon gibi Demokrasi ile de en son tanişan ülke...İngiliz tarzi bi demokrasileri var ama..Kralin yaninda meclis var...Ama krallari çok iyi biri oldugu icin halkin cogu demokrasi'yi istememiş ilk başta...Ama seçimlere ilgi buyuk olmuş...
Thimpu'daki meclis binasi....


Bhutan yeryüzünde Kişi Başına Düşen Millî Geliri değil de Kişi Başına Düşen Millî Mutluluğu hesaplar...Parayla saadet olmaz sözüne gönülden inanmiş bir ülkedir kendileri...Aşagidaki linkte kişi başina düşen milli mutluluk ( gayri safi milli mutluluk ) hakkinda daha cok bilgi edinebilirsiniz

http://www.nationalgeographic.com.tr/ngm/0803/bilgi_gayrisafi.aspx?Konu=4

Bu mutuluğu ölçen ülkede tütün ve tütün mamulleri tamamen yasaklanmiştir...Kutsal Bilgi Kaynagı EkşiSözlüğe göre havaalaninda mutlu mutlu sigara içen çekik gözlü birini görürseniz Bhutanli olma olasiliği yuksekmiş...

Kaynaklar :

EkşiSözlük

Vikipedya

National Geographic

bazi küçük siteler