10 Kasım 2008 Pazartesi

TAŞINDIM

Arkadaşlarim 1 saat önceki yazimda da bahsettiğim gibi Blogspot'ta yaşadiğim bazi sorunlardan dolayi Wordpress'e taşindim...

Ahanda yeni sitem


Link verebilmeme cevap :
Firefox'la bir kelime üzerinden link verebiliyorum..Ama bu şekilde link vermekten nefret ediyorum


illuyankas.wordpress.com


Görüşürüz
Off...

Bıktım şu blogspot'un teknik sorunlarindan...
Haci mis gibi yazimi yazmistim...Linkleri vermemeye başladi yine...Delirdim resmen....

O yüzden yakin zamanda sitemin adresini değiştirip isteklerinize göre bambaşka veya yine ayni şekilde yazilarima devam edeceğim...

Kendi emeğime saygi olarak siteyi açik birakicam...

Ama bir süre yazi yazmayabilirim , kusura bakmayin..

Bildiğiniz üzere link veremiyorum ; ( Ki dünkü yazimda linklerin yerinde a harfleri çıkmış sadece) bunun sebebinin yaptiğim arka plan değişikliğinden kaynaklandiğini düşünüyorum...

Yeni blog adresimi alir almaz Facebook'a ve msn'e geçicem linkini...

Bu blog sayfasi benim için biraz da rahatsiz edici çünkü artik bu eud1558 lerden kurtulmak istiyorum..6 yildir eud1558'im...Biktim artik..

Blog sayfami buyuk ihtimalle yine blogger'dan alacağim..Olmazsa blogcu veya wordpress olabilir...

Ayrica 2. dost ve kardeş blogumuz açildi...Sahibi aramiza İtalya'da binbir güçlükle okuyan Göktuğ...Onun da linkini veremiyorum bildiginiz gibi ama sitesini yazabilirim

goktugkilic.wordpress.com



De hadi görüşürüz....

9 Kasım 2008 Pazar

7. siniftan beri kasim aylari benim için özel olmuştur...Hayatimdaki büyük değişiklikler her zaman kasim ayinda oldu...Kendime özel bilgisayarim , televizyonum , yatak odasi mobilyam , ilk pasaportum( sanki 50 tane pasaportum varmiş gibi) , ilk yurtdişina çikişim , cep telefonum hep kasim ayinda oldu....Bu yüzden kasim ayinin hep biraz daha özel olduğuna inanirim...Tabii şu ana kadar beni en çok etkileyen ölümler de kasim ayinda oldu....2000 kasiminda ilk kez cok sevdiğim birisi öldü...2005 kasiminda da ona benzer bi durumum oldu...İkinizi de çok özlüyorum....

....

Herneyse efendim...

Unicef'e veya İnsani Yardim Örgütüne başvurcam...Olmazsa IMF'ye kadar yolum var...Para lazim bana....2 ay önce büyük bir akillilik yaparak birikmiş parami Bankaya yatirdim...Veya akilli olduğumu zannettim...O günden beri günlük harcamalarim 2 (iki ) kat artti...Durumumu şöyle üzetlemek istiyorum ki param yok...

Ayriyetten güvenlik için üye oldugum her siteye farkli şifre koyarim..Ve bunlari bir kağida not alirim....Ve işte bugün o kağidi kaybettim...Hükümsüzdür yazip işlevselliğini kaybettirmek isterdim ama maalesef mümkün diil...Sabahtan beri ariyorum bulamadim...Bulursaniz "insanlik namina" okumadan bana teslim edin...Gerçi odamda bir yerde ama bildiğiniz üzere olasiliklarin yaninda ben varsam her şey mümkündür...



İnterrail olayini araştirdim dün akşam..Garip olacak bunu soylemesi ama bunu ayarlayan zekaya hayran oldum...Muhteşem birşey...Hemen kafamda bir rota hazirladim ama rotami söylemeden Interrail'i şöyle bi açikliyayim..

"INTERRAIL PASS, Avrupa Demiryolları İşletmeleri tarafından uygulanan, gezginlere ucuz ulaşım olanağı sağlamayı amaçlayan bir pas bilet uygulamasıdır. Aynı biletle, istenen yerde ve zamanda istenen trene binme olanağı sağlar.

Inter Rail herkesin grup olarak yolculuk yaptığı ya da yalnızca Inter Rail bileti olanların bindiği özel bir tren değildir.

Interrail Global Pass bileti Avrupa'nın 30 ulkesinde 5 gün ile 1 ay arasında, Interrail Bir Ülke Pass bileti ise seçeceğiniz 30 Avrupa ülkesinden herhangi birisinde 3 ile 8 gün arasında sınırsız serbest dolaşım olanağı sağlar."

Kaldiğim yerden ;

Programima Bologna'dan başlamak ve doğruca Amsterdam'a gitmek..Sonra Yine mümkün olduğunca az vakit geçirerek Kopenhag'a gitmek..Kopenhag'dan Stockholm'e gitmek...Stockholm'den Oslo'ya gitmek...Birkaç Norveç Fiyordunu görüp Tren yolu olmamasi nedeniyle mecburen tekrar İsveç'in kuzeyinden Tornio şehri üzerinden beyaz zambaklar ülkesine gitmek...Yaz ayinda yapacağim için bu yolculuğu Lappi'yi görmeden direkt Finalndiya'nin güneyine geçmek...Oulu , Jyvaskyla ve Tampere'yi de görerek Helsinki'ye gitmek...Helsinki - Turku arasi gidip gelerek 1 ayi doldurduktan sonra uçakla Bologna'ya geri dönmek...

E niye Bologna derseniz Gitmek istediğim Üniversite Bologna'da ve insallah orda yaşiyor olurum o zaman...

Bence herkes yaşamali böyle bi deneyim..Hani herkes İskandinavya'yi görmek zorunda diil ama Hani ne biliim mesela Akdeniz ülkelerini görebilmeli...

1 aylik fiyatini söylersem zaten hemen siz de gitmek isteyeceksiniz biliyorum...1 ay sürekli geçerli tren fiyati 26 yaş alti insanlar için 399 euro !!TCDD euro fiyatini 2,10 YTL olarak hesaplamiş..( Euro hiç 2,10 Olmadiği halde ) Yani eğer bileti Türkiye'den alacaksaniz 838 lira ödeyeceksiniz...Euro üzerinden alamiyorsunuz.Türk Lirasi olarak ödemek zorundasiniz..Ama olsun yine de çok ucuz...Bir ay boyunca tüm trenler...Hostellerde kalip ( birazdan linkine vereceğim sitelerde hostellerle ilgili güzel bilgiler bulacaksiniz) yolculugunuzu daha ucuza getirebilirsiniz...

Daha fazla bilgi edinebileceğiniz linkler :

a
a
a
a

Bu sitelerde fiyatlar , şartlar , ülkeler , konaklama imkanlari , güvenlik , öneriler falan var

Umarim bu yolculugu yapmak isteyen herkes bu imkani bulur çünkü çok zevkli bi yolculuğa benziyo...

8 Kasım 2008 Cumartesi

Tembelim...

Artik Günaşiri Yazari oldum ve yazacak konu bulamiyorum..

Pazar sendromlarim cuma akşamina kadar indi...Şöyle ki Cuma akşami bile değilken saat 6 da uff ya 2 gün sonra yine okul var der oldum...Yazin da eylul sendromum 3 ay surmustu ayrica yaklaşik 3 ay çalişmamin sonucu olarak matematikten 6 (altı) [100 üzerinden] akmiştim ki heralde bu alanda bir rekor kirmiştim...Guinness'e yazdirmak istiyorum adimi....

Yok haci yazamiycam bişey bugün...Hiçbişey gelmiyo aklima...Hiçbişey...İlk olarak konuya biraz psikolojik olarak giriim dedim , insanlarin sorunlarindan ve her insanin kendine has sandiği sorunlardan...Sonra gereksiz buldum...Kar hakkinda yazayim dedim çok saçma geldi...

Bahsedebilecegim tek sey bugun neredeyse tum uskudar ilcesini yurudugum....bu kadar...

Bi sonraki yazilarimda bu gunu telafi edicem soz...

De hadi gorusuruz

6 Kasım 2008 Perşembe


Soğuk...Soğuk...Soğuk... Üşüyorum işte...

Dalga geçiyodum yine bu kiş da sicak olcak diye ama bu kiş gerçekten soğuk olacağa benziyor...Sabah serindi ama isinir diye yeni süpersonik hirkam yerine gri daha ince olani aldim..İsisnmadi hava ben de üşüdüm...Bu arada Taksimden Kabataşa Füniküler kullanmayin..Aralardan gidin..Denize doğru giderseniz Kabataş'a çikarsiniz...Önerim spor yapmaniz için diil muhteşem sokaklar var oralarda...



Sevgili okurlarim size dün bahsettiğim gibi bugün kiş tatillerinde yapilacak en zevkli şey olan kayak'tan söz edicez...Başlamadan söylemek isterim BEN HAYATIM BOYUNCA KAYAK YAPMADIM !! Bunun sonucu olarak inanilmaz bir merakim var kayağa karsi...



Efenim bildiğiniz gibi Avusturya dünyanin kayak ve kiş sporlari merkezi...Elimde bir liste var Avusturya'nin güzel kayak merkezleri diye..Finkenberg adini sevdim..Size hemen anlatmaya başliyorum...



Finkenberg... Güzel bir yere benziyo.... Tesisler hakkinda bir şey yazamiyacağim için sadece fotoğraf koyucam...



Finkenberg / Avusturya



http://www.finkenberg.at/


Daha yakinlarda is Bosna&Hersek güzel bir kayak merkezi olabilir..Tabi Avusturya gibi milyon tane kayak pisti yok...En popüler kayak merkezi Vlasic Daği...Bosna'nin tam ortasinda...Karadziç'in Krajina( Hırvatistan) Sirplarina yardim göndermek amaciyla karagâh kurduğu bir dağ...


Son fotograf Hollanda Askerî Oteli(ymiş)


Vlasic Daği / Bosna Hersek


http://www.bhtourism.ba/loc/vlasic.wbsp


Son olarak yine bize iyice yakin bir ülkeden Yunanistan'dan bir kayak merkezi söyliycem..Serez-Frontos dağindaki Lailias bölgesi Yunanistan'da bile ünlü değildir..Ama En az Kartepe kadar güzeldir...Serez zaten Türkiye'ye 1 bucuk saat..Lailias da Sereze gelmeden zaten...


Lailias yazin da muhteşem doğasiyla Serez'in yaylasi gibi biyer... Lailias'a gitmek isterseniz Dağda kalmayin..Serez'e inin orada oteller daha ucuz...Zaten 2 gün Lailias'da sıkılırsınız...

Lailias-Serez / Yunanistan
NOT: Yurtiçi kayak merkezlerini anlatmaya gerek yok..Zaten hepsi meşur...
2. NOT: Bosna Hersek vize istemiyor



5 Kasım 2008 Çarşamba

Dün de yazamadim..İnanilmaz bir yorgunluk var üstümde şu siralar..Gündüz okuldayken falan çok yorgun olmuyorum ama eve gelince aninda yoruluyorum...Eğer eve geldikten sonra spora gidersem hem açlıgım gidiyo hem de yorgunluğum..Böyle bi bünyem var...Bi garip...


Efenim bugünün en önemli olayi kuşkusuz OBAMA'nın Yeni Amerikan Başkani seçilmesi....Ona burda başkanlik donemi boyunca kolay gelsinlerimi yolluyorum...Bikaç ricam var kendisinden :


1 ) Irak'tan çekilsin
2) Türkiye'deki İnternet Sansürcülüğüne karsi Türkiye'ye kötü bi profil çizdiğini söylesin..Arayi biraz açsin...Türkiye'yi mantlikli kararlar vermeye çağirsin hatta zorlasin...
3) Bu yukaridaki tüm maddelerden daha önmlisi Küresel Isınmayi durdursun...

Sonunda Bush(t) gidiyo ya değmen benim keyfime : )
Tabii sadece Obama'yi değil sonunda düzgün bi kara veren Amerika halkini da kutluyorum...Hakliymişim Amerikalilardan nefret etmemekle...Sadece Bush(t)'dan nefret ediyodum...


Hazir geçen gün Hindistan'dan bahsetmişken bugün de Hint Yemeklerinden bahsedelim 


Hint yemekleri baharattan ibaret gibi bişeydir ve sadece köri sosundan oluşmaz...Baharattan dolayi biraz acidir..Ve Singapurda gözünüz kapali bi biçimde metroya binerseniz sadece kokudan bir Hintli'nin yerini bulabilirdiniz..(Tested)..Ayrica bu mutfaği 9 yaşimda Singapurdaykene kesfetmemle yillardir 30 kg olan bünyem 42 kg olmuştu..Louie Anderson gibi bişey olmuştum...


Denedim de biliyorum İstanbul'un en güzel Hint Restorani da "Dubb"'dur...Birazdan vereceğim tariflerden ilgi duyarsaniz ahanda adresi ve telefonu :


Alemdar Mah. İncili Çavuş Sok. No:10 Sultanahmet-İSTANBUL Tel: (0212) 513 73 08


Sultanahmet'te...Yerebatan Sarnicinin yan sokaği gibi bişey...Sultanahmet'le Ayasofya'nin arasinda..


Efendim önce ekmeğimizin tarifi :

Ekmeğimizin adi "Puri" (Hangi arada ekmeği"miz" olduysa ?)
Malzemelerimiz : (adini bilmediklerinizi Mısır Çarşisinda bulabilirsiniz )


250 gr.bugday unu
1 corba kasigi ghi
1 cimdik tuz
kizartmak icin ayrica ghi


Ghi mesela ? Misir çarsisina !

Yapilişi :


Un,tuz ve ghi karistirilarak birbirine yedirilir. Ilik su azar azar katilir ve hamur sertce olana kadar yogrulur. Nemli bir beze sarilarak 30 dak. bekletilir.Hamur 4 er cm. capinda toplar haline getirilir ve yaglanmis merdane ile acilir.Ince ve yuvarlak olmasina ozen gosterilir. Sicak yagda kizartilir ama kabarincaya kadar kepceyle yagin icinde tutmak gerekir. Ters yuz edilen puri pembelesince yagdan alinir. Yagin suzulmesi icin dik yerlestirilir.






Pistiğinde Puri böyle bişey oluyo....

Çorbamiz da Mullagatani olsun
Malzemeler:2 yemek kaşığı eritilmis margarin 2 tatlı kaşığı çekilmiş karabiber1 çay kaşığı kimyon1 çay Kaşığı hardal tohumu1 adet kuru soğan2 adet kırmızı kuru acıbiber (bütün)1 tatlı kaşığı köri1/2 çay kaşığı zerdaçal2 diş sarımsak300 ml. Domates suyu2 adet limon suyu120 ml. Sıcak su1/2 çay kaşığı kişniş Tuz

Yapilişi :

Kuru soğanı ayıklayıp, rendeleyiniz.Sarımsakları ayıklayıp, kıyınız.Derin bir tencerede 2 yemek kaşığı yagi kızdırıp, kuru soğanı pembeleşinceye kadar kavurunuz.Daha sonra içine sarımsak, karabiber, kimyon, hardal tohumu, kırmızı biber, köri, zerdaçal iyice sote ediniz.Ateşin altını kısıp, domates suyu, su, limon suyu ve tuzu ilave edip, 10 dakika kaynatınız.Servis tabağına alıp, kişniş ile süsleyip sıcak olarak servis ediniz.



Mullagatani de piştiğinde yukaridaki gibi bişey oluyo...



Ana yemeğimiz de Gobi Aalo olsa mesela ?

Malzemeler
* ½ tatlı kaşığı kişniş * 1 tatlı kaşığı tuz * 1 tatlı kaşığı kırmızı acı biber * 1 tatlı kaşığı zencefil * Taze kişniş * 1 adet orta boy kuru soğan * 1 tatlı kaşığı Garam Masala ** 4 çorba kaşığı zeytinyağı * 3 adet iri domates * 1 çorba kaşığı tane kimyon * 250 gr. patates * 500 gr. karnabahar

(NOT: Garam Masala bir baharat karişimidir ve ayrica hazirlanir...

Aşağida saydiğim tüm baharatlari beraber çekiyorsunuz ve Garam Masalaniz hazir oluyor..
* 1 tatlı kaşığı kara biber* 1 tatlı kaşığı karanfil* 1 tatlı kaşığı kimyon tanesi* 5 cm. boyunda kabuk tarçın* 1 çorba kaşığı kakule tanesi)

Yapilişi :

Zeytinyağını kızdırın. Kimyon tanelerini içine katıp bir kaç saniye çevirin. İnce doğranmış kuru soğanı ekleyin ve rengi değişene kadar kavurun. Zencefil, acı biber, tuz ve kişnişi ilâve ederek, 2-3 dakika pişirin. 3 çorba kaşığı su ekleyin. Ve, tencerenin kapağını kapayarak, kısık ateşte, suyunu çekene kadar pişirin.Sonra, patatesleri ekleyin. Ve, yüksek ateşte, renkleri kahverengimsi olana kadar kızartın. Ocağın ateşini kısın. Tencerenin kapağını kapatarak 15 dakika kadar kaynatın. Tencereyi ateşten indirdikten sonra, üzerine baharat karışımı Garam Masala’yı katın. En üste de, kıyılmış maydanoz serpin.

Gobi Aalo da böyle bişeydir..

Ve sira içecekte !

Sakin Kola içeyim demeyin circir olursunuz...Lassi için ? Ayran gibi ama daha garip bişey... (Bu arada Lassi Fince'de bir erkek ismi )

• 250 gr yoğurt• 250 ml su• 3 çorba kaşığı şeker• 1 su bardağı buz• 2 çorba kaşığı limon suyu• 1 çay kaşığı vanilya• 2-3 adet kakule tohumu• İsteğe göre 2 adet muz, 1 olgun mango ya da 250 gr çilek

Şu yukarida saydiklarimin hepsini Blender'dan geçirin...ahanda Mangolu Lassi

NOT: Lassi'yi yemek bittikten sonra rahatlamak için için...Yani "Rahatlamak için Lassi için"

İnternette daha birsürü güzel tarifle karşilaşabilirsiniz....

Yarin büyük ihtimalle Kiş Sporlariyla ilgili bişeyler yazicam haberiniz olsun



3 Kasım 2008 Pazartesi

Namaste

Hani geçen hafta bi gün yazmayip edebiyata çalişmiştim ya ?
Tamamen gereksizmiş..Keşke oturup bişeyler yazsaymişim...
Öncelikle tüm okurlarima yazilarimi takip ettiğiniz için teşekkür ediyorum...Biraz garip bi duygu insanlarin yazilarini begenmesi...Mutlu edici bişey...Hele dün akşam bir sürü iltifati bi anda aldim böyle halimi görcektiniz ağizm kulaklarimda böyle kipkirmizi olmuş durumdaydim...Hepinize teşekkürler diyerek bugünkü konuma geliyorum..

Efendim bugün Hint Filmleri'ni ve Hindistan'i işliicez...


Hindistan Vikipedi'ye göre 1,147,995,904 kişilik nüfusuyla dünyanin en kalabalik 2. ülkesi...Hindistan Nüfus Kronometresi'ne göre nüfus her saniye bir kişi artiyor..
Ahanda H.N.K 'nin linki :
http://www.medindia.net/patients/calculators/pop_clock.asp


Hindistan herkesin bildiği gibi mistik bir ülke..Envai çeşit millet yaşar...Sabahtan akşama tütsü koklar , yoga yaparlar...Alabildiğine fakir bir ülkedir..Kast sistemi vardir ( fakirsen zengin olman dine göre yasaktir gibi saçma sapan bi kural)...


Bi de bunlarin garip garip filmleri vardir...Türk sinemasina nasil Yeşilçam , Amerikan Sinemasina Hollywood deniyosa Hint Sinemasina da "Bollywood" diyolar...( Filmlerin nerdeyse hepsi Bombay'da (Mumbai) çekildiği için bu ismi koymuşlar...Biraz da özentilik kokuyo bence...


Hint Sinemasi gelince herkesin aklina Raj Kapoor ve onun muhteşem Filmi "Avare" ( Hintçe : Awaara) gelir...Hatta onun müziğini çogumuz "Avaaramuuuuu" diye söyleriz ama orjinali "Awara Hoon"'dur...Dinlemek isteyenler için ahanda linki :


http://www.imeem.com/groups/ge13xNlT,world_of_sensetive_heart_dard_e_dil//music/aOzXlRiQ/mukesh_awara_hoon/



Yanliz bu Avare Avrupa'da falan hiç bilinmez...Hani bu film sadece Hindistan'da İran'da ve Türkiye'de meşhur(muş)....(Aklimda bulunsun bir ara İran Sinemasi'na da değincem..Onca baskiya ve sansüre rağmen böyle muhteşem filmlerin nasil çiktiğina şaşicaksiniz)....

Vikipedi'den çalinti Avare'nin özeti :

Film temelinde Raj Kapoor’un iç içe geçmiş yaşamıyla ile Rita(Nargis)’nın ayrıcalıklı yaşamını konu alır. Filmde Kapoor fakir, masum, biraz avare karakteri canlandırır tıpkı Charlie Chaplin gibi ve daha sonra çektiği Jagte Raho ve Shri 420 gibi Kapoor filmlerinde bu karakteri geliştirmiştir.
Bu film; meşhur bir takımın işbirliğidir; yapımcı ve yönetmen Kapoor, senarist Khwaja Ahmad Abbas ( Hint filmleri yönetmeni , TV yazarı ve gazeteci), beste Shankar Jaiskishan ikilisi; “Avareyim” şarkısının seslendirmesi Mukesh ve güfte Shailendra tarafından yapılmıştır. Film tüm Hindistan yarımadasında olduğu kadar Rusya, Romanya, Türkiye ve Çin’de olağanüstü bir popüler olmuştur.Raj; varlıklı bölge hakimi (Hakim Raghunath) olan kindar babası yüzünden evden uzaklaşmış ve sonuç olarak sefalet ve yoksulluk içerisinde bir hayat sürmektedir (Babası rolünü gerçek hayattaki babası Prithviraj Kapoor oynamaktadır). Raj’ın filmdeki babası Hakim Raghunath yıllar önce karısının kendisini aldattığı şüphesi üzerine karısını sokağa atmıştır. Çocukken Raj ‘ın okuldaki en yakın arkadaşı Rita’ dır ama sonra Rita’nın anne-babası öldükten sonra vesayetine alan bölge hakimi Raghunath iki çocuğu birbirinden koparır. Ayrıldıkları halde Raj Rita’yı aklından çıkartamamıştır.Sokaklarda Raj hayatını devam ettirebilmek için küçük suçlar işler ve baba figürü olarak da Jagga’yı bulur. Yıllar sonra Raj annesinin evden uzaklaşmasından sorumlu olan adamın Jagga olduğunun farkına varır. Bir öfke nöbetinde Raj Jagga’yı öldürür ve sonra hakimi öldürmeyi dener ama başarısız olur. Bu olaylar sürerken; Raj babasının mahkemesine getirilir ve Rita da avukatlığını yapmaktadır. Filmin finalinde Raj suçundan dolayı hapse gönderilir ve Rita onu bekleyeceğine söz verir.

Konusu budur bu filmin ve Hint Sinemasi'ni dünya'ya açmiş olan bi filmdir...

e Hint Filmi diyip duruyoruz ama Hint Filmleri'nin bi de akil almaz danslari ve müzikleri vardir...

Ortalama bi Hint Filmi müziği şöyle bişeydir :

http://www.dishant.com/jukebox.php?songid=54811

Ortlamanin beteri bi Hint Filmi Müziği söyle olur :

http://www.dishant.com/jukebox.php?songid=18857

Hatta bu ortalamadan da düşük müziğin YouTube'da bir videosu vardir ki görmeyin yani..Video'da şöyle bir durum var ..Hani tipki biz "si tu savais combien je t'aime" 'e "sütü seven kamyon söförü" diyosak bunlar da baştan sona Hintçe olan bu müziğe ingilizce bişeyler uydurmuşlar..

http://www.youtube.com/watch?v=ZA1NoOOoaNw

Valla daha yazcak bişey bulamiyorum ayrica bi şeye sinir oldum yazcak havam da kalmadi..En son birkaç bedava Hint Filmi izleyebileceğiniz bir link verip bitirmek istiyorum :

http://www.ezgifilm.com/film/?cat=8

Filmlerin bazilari Almanca ama listenin sonuna dogru Türkçe olanlari da var...

Daha fazla Hint Filmi ve müziği keşfetmek istiyorsaniz da Google'da ufak bir arama yapmak yeterli....Veya YouTube'da related videos'tan da bulabilirsiniz....

Al Vida ( Hintçe Elveda - güle Güle )

2 Kasım 2008 Pazar

Havanin güzel oldugu olacagi son günde hasta olmak nasil bir talihsizligin ; nasil bir zavalliliğin , hayata karşi nasil bir ezikliğin eseridir ?? Gün : 2 Kasim Hava : 30 C Kahramanimiz : Evde Çay İçiyo...aman ne güzel !!!

endişe etmeyin ( etmedin gerçi biliyorum) o kadar kötü diildi durumum...Hatta 5 gibi spora bile gittim... İşte bu da böyle bir şikayetimdir....

Şikayet Korolari diye bir sey var biliyor musunuz ??

Bu proje bir kiş günü Tellervo Kalleinen ve Oliver Kochta-Kalleinen'in Helsinki'de parkta yürürken akillarina gelir...Ama bu işe Finlandiya'da değil Küçük Britanya'da ( a tribute to little britain) Birmingham'da başlarlar...

Şikayet korolari şöyle işliyor : bi grup insan toplaniyoru herkes şikayetlerini söylüyo..Örneğin Helsinki Şikayet Korosu'nda ( Helsingin Valituskuoro) şu şikayet var ki bence en güzellerinden birisi

"Vanhoista metsistä tehdään vessapaperia, silti vessoista on aina paperi lopussa" "Ağaçlar kesilip tuvalet kağidi yapiliyor , ama hala umumi tuvaletlerde tuvalet kağidi yok"

veya

"Aina hävitä Ruotsille lätkässä ja Euroviisuissa, joulukaupan myynti alkaa joka vuosi aikaisemmin" " Hokey'de ve Eurovision'da her zaman İsveç'e yeniliyoruz ve Noel sezonu her sene daha erken geliyor"

En güzellerinden biri

"Miksi metripizza on vain puoli metriä pitkä?" "Niye metre pizza sadece yarim metre uzunlugunda ? "

veya

"Hammaslääkäriin on puolen vuoden jono, sen jälkeen hampaat voikin jo poistaa kokonaan" " Dişçi kuyrugu 6 ay sürüyo bu süre sonunda da tüm dişin çekilmesi gerekiyo"....

Neyse hepsini yazmiim sıkıcı oluyor direkt linkini veriim...

http://www.youtube.com/watch?v=ATXV3DzKv68

( Not : duydum ki YouTube'dan link almak istemeyenler varmiş..Önerim : Vtunnel'den girin bloguma böylece linkler çalişir)

Çocuklar da kendilerine göre bi Şikayet korosu hazirlamiş...Çocuklarin şikayetleri de okul neden erken başliyor ? , Okul osuruk kokuyor , sınavlar, kizlar salak , erkekler salak şeklinde komik şikayetler...

http://www.youtube.com/watch?v=TqNG6VTKRh0

Hamburg ( Wilhemsburg) Şikayet Korosu da en güzel şarkili olani...Daha doğrusu melodisi çok güzel... Türk komşularini da ne kadar sevdiklerinden bahsediyolar : )

http://www.youtube.com/watch?v=569qbNdm75c

Budapeştelilerinki biraz ilginç...Baya neşeliler..

Güle oynaya herşeyin ne kadar kötü olduğunu söylüyolar..

http://www.youtube.com/watch?v=VGgkHyti0ME

Budapeştelilerin şikayetleri en garipleri..Klavyedeki CAPS LOCK tuşunun takılmasindan falan da şikayet etmiş bu garip Macarlar...

Pensilvanya ( Bikaç hafta öncesine kadar oraya PensilViyana derdim ) Üniverstitesi Şikayet Korosu Bayaği tiyatro şeklinde olmuş....

Güzel ama...Üniversiteliler cezaevindeki gibi turuncu turuncu giyinmiş , okullarina şikayet ediyorlar...

http://www.youtube.com/watch?v=yuHN0qcMMkk

Tellervo hanimla Oliver beye mail atalim da belki biz de yapariz böyle şeyler...

Herkes şikayetini yazsin...Belki onlara ihtiyaç duymadan biz de yapariz bişeyler...

1 Kasım 2008 Cumartesi

Huzur istiyorum artik.... Biliyoruz "Huzur İzlanda" ( a tribute to "Huzur İslamda") ama ben burada da huzur bulmak istiyorum....Oyle bir şehir ki insani kirmizi işiga 2 saniye verken hizini arttirip geçmeye calisiyo...Bu tür küçük şeyler beni deli etmeye yetip de artiyo...Sorunlar keşke hep böyle küçük şeylerle sınırlı olsa...Bazen düşünüyorum dünyanin en pahali benzinin biz kullaniyoruz ve hiçkimsenin gıkı çıkmıyo ya ; daha deposundaki benzine sahip çıkamayan bi halk ülkesine nasi sahip çıkcak diye...Neyse efenim...Blogumla dünyayi deistiremiicegim icin bosveriyorum boyle seyleri...


Bugün size acayip bi yeri tanitcam....Bhutan'ı....

Efenim Bhutan Himalaya dağlarinda Hindistan ve Çin işgalindeki Tibet arasinda bi yere sıkısmıstır...Başkenti Thimpu'dur...Küçük bi şehir Thimpu..Zaten ülkenin nüfusu da 600.000....Konya'dan biraz buyuk bir ülke...( Bkz:Yözülçümlerini Konya'yı Esas Alarak Söyleme Hastalığı)
Bu Nhutan'ın Anlamı Sanskritçe iki kelimenin birleşiminden geliyor...Hangi kelimeler bilmiyorum ama anlamı "Yükselen Ülke" demek....Bhutan'lılar kendilerine Druk Yul da diyorlar ve bu da "Şimşek Ejderhasının Ülkesi" demek....Bayraklarında da zaten bu ejderha figürü var..
Bhutanlılar yüzyıllarca Dünya'yla ilişki kurmadan yaşamişlar ve bunun sonucunda bizim için önemli olan pek çok şeyi bilmiyorlar...Örnegin Soyadı kullanmak çok yeni bir alişkanlık ve zorunlu deil..

Bu içe dönüklük kendi istedikleri bişey mi bilmiyorum ama dağlarin arasinda sıkısmıs bir ülkenin dişariyla iliskileri cok zor alsa gerek....E tabii bu içe dönüklüğün sonucunda bir suru Batıl İnançlari olusmus...Ama bu batil inanclarin sebebi yobazlik degil..Bhutan'lı rahipler Tibetli rahiplerle beraber En açık görüşlü Budist Rahipleri...Dinlerini eleştirmeye olumlu bakiyorlar , kadinlara deger veriyolar ve tek dogru inancin Budizm olamayacagini kabul ediyorlar....Bizdeki gibi tek dogru din İslam'dır anlayişi yok yani....

Bhutan dünyada Televizyona en geç kavusan ülke...1999'da ilk televizyon geldi ve 2002'de ilk Bhutanli televizyon kanali açıldı...Hatta o kanalin linki

Ülkede sadece 2 (iki) Linux kullanicisi var...

Tipki televizyon gibi Demokrasi ile de en son tanişan ülke...İngiliz tarzi bi demokrasileri var ama..Kralin yaninda meclis var...Ama krallari çok iyi biri oldugu icin halkin cogu demokrasi'yi istememiş ilk başta...Ama seçimlere ilgi buyuk olmuş...
Thimpu'daki meclis binasi....


Bhutan yeryüzünde Kişi Başına Düşen Millî Geliri değil de Kişi Başına Düşen Millî Mutluluğu hesaplar...Parayla saadet olmaz sözüne gönülden inanmiş bir ülkedir kendileri...Aşagidaki linkte kişi başina düşen milli mutluluk ( gayri safi milli mutluluk ) hakkinda daha cok bilgi edinebilirsiniz

http://www.nationalgeographic.com.tr/ngm/0803/bilgi_gayrisafi.aspx?Konu=4

Bu mutuluğu ölçen ülkede tütün ve tütün mamulleri tamamen yasaklanmiştir...Kutsal Bilgi Kaynagı EkşiSözlüğe göre havaalaninda mutlu mutlu sigara içen çekik gözlü birini görürseniz Bhutanli olma olasiliği yuksekmiş...

Kaynaklar :

EkşiSözlük

Vikipedya

National Geographic

bazi küçük siteler

31 Ekim 2008 Cuma

Ne gündü ama !
6 saat okuldan sonra taksime ordan da besiktasa kadar yurudum...( True Story) Valla...Ve Dolmabahce önünde çantamdaki bayrak bir kez daha etkisini gösterdi...Bir Finli Turist ( Yksin Suomen Turiisti) ile karsilastim...Bişey sormadi ama gulumsedi ben de ona gulumsedim...That's where the story ends...
İngilizce bilmek şart kardeşim...Bilmiyosan hiçbi şansın yok....Yok..Yok...Bugün ben size nasil İngilizce öğrenilir bu konuda yardimci olcam....
Öncelikle önerdiğim birtakim taktikler var ki bunlari ben uydurmadim...Gerçek yöntemler...
1) Kelime Ezberlemeyin....Cümle Ezberleyin (Anlamiyla Birlikte)...Böylece hem aklinizda kalir hem de kelimenin cümle içindeki yeri aklinizda kalir ; böylece daha dogru konusursunuz...
2) Gramer çalişmayin...Dinleyin....İngilizce bişeyler dinleyin...Amerikan Dizisi seyredin mesela Cnbc-e 'den....Veya haberlerin podcastlarini dinleyin...Sonra bunlari defalarca tekrar edin...
3) Konuşurken kelime dusunmeyin..Hizli konusun...Cogu zaman kelime kendi kendine geliyo...
4) Herkesin 5 dk. olsa bile boş vakti vardir...Mesela yattiktan sonra ama uyumadan once..Düşündüğünüzü İngilizce'ye çevirin...Veya çevirmeye calisin...Hçbirşeyin sonucu cok hizli gelmez...Sabretmeyi bilin...Be patient...
Mesela EffortlessEnglish diye bir site var...Size kelime ogretmiyor ama bir hafta içinde 7 tane mail atarak size kolay yontemler ogretiyor...
Ahanda linki :
http://www.effortlessenglish.com

Mesela haberlerle İngilizce öğrenmek içinse BBc'nin muhteşem bir sitesi var
http://www.bbc.co.uk/turkish/learningenglish/
Bu siteden bir habere tikladiginizda haberin sonunda bir sozluk var..Ve haberlerin Podcast'leri ( Sesli Söylenmiş hali) var...Oldukça yararli bi site hazirlamişlar...

Bir de benim favori sitem var ki :
http://www.myhappyplanet.com
Bu sitenin işleyişi şu :
Kaydoluyosun...Bildigin dilleri yaziyosun ogrenmek istedigin dili yaziyosun ve arama yapiyosun...Senin bildigin ve ogrenmek istedigin dili bilen insanlar çikiyo...Onlari arkadas olara ekliyosun ve mesajlasa mesajlasa ogreniyosun ve ogretiyosun...Chat'i de var hani anlik olarak konusarak da vakit gecirebiliyosun..Ama bu site biraz sahipsiz kalmiş. mesela mail attigin kişnin cevabi 4 gun sonra geliyo...Yani insanlar bu siteye cok girmiyor...

Bu açikçasi çok anlamadigim ve onermediğim ama bilmenizde yara gordugum bir site :
http://www.bedavaingilizce.com/
Yanda bazi linkler var ama hepsi parali sitelere gidiyor....Hikaye falan var bakmak isterseniz...

Oldu da Fince ogrenmek istediniz
Tavattaan Taas başlikli bir site var :

http://donnerwetter.kielikeskus.helsinki.fi/FinnishForForeigners/parts-index.htm

Bayagi etkili bir site....

İtalyanca için bana müracaat edebilir veya
http://italianpod.com/
'a girebilirsiniz...

Farewell......

30 Ekim 2008 Perşembe

Her gün yazacak bişeyler bulmak nasil zor...Bi de ilk basladigimda yazdiklarimla yeni yazdiklarim arasinda daha cok fark goruyorum...Onlar daha güzeldi sanki...Nerden baksan 6 ay biriktirdim yazacaklarimi...Bi haftalik malzemem çıktı....Ne mütiş bi yazarim ben ?

Üniversite konusunda artik bolumum kesinleşti : Uluslararası İlişkiler...Uluslararasi her türlü şirkette ( sınırsız -sayısız bir miktar) ve elçilikler- temsilicilikler.... Hemen yargilamayin parayi hayalimden one koydum diye...Oyle bişey yapmadim....Ben zaten yurtdişinda yasamak isteyen birisiyim.. Ve yurtdisinda en rahat bu işi yaparak yasayabilecegimi dusunuyorum... Hem zevkli olmaz mi başka türlü yasayayn baska dusunen insanlarla yasamak ? Boylece bir suru farkli hayat tarzi gorup en dogrusunu benimseyebilirim gibi....Sinema da çok istiyodum ama soyle bi bakinca : Spielberg, Bertolucci , Zinnemann , Polanski , Benigni , Özpetek veya Akın bunlarla başa cikabilecegimi sanmiyorum...En azindan artik sinemayi sevidigimi ama meslek olarak yapmak istemedigimi biliyorum..

Şu siralar tam bir film bollugu yaşiyoruz...Özellikle "Mustafa"'nin vizyona girmesi sinemalari biraz canlandirir gibime geliyo...Son zamanlarda ayda 1 veya 2 gitmeye deger film geliyodu o kadar...Ama şu siralar bence herkes mustafa'yi izlemeli...Filmin başliği özellikle hoşuma gitti "Halkını aydınlatırken, hayatı gölgede kalmış bir kahramanın ilklerle dolu öyküsü.."....Ben henüz yorum yapamiycam daha filmi görmedim ama mutlaka çok güzel oldugundan eminim....
Bir diğer güzel film de "Devrim Arabalari"...Filmin tanimi şu :
"Devlet Başkanı Cemal Gürsel tümüyle yerli üretim bir otomobil yapılmasını emreder ve görevin TCDD işletmesine verildiği bildirilir. O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri 'Türk insanının makus talihine karşı bir meydan okuma' olarak algılarlar. En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır. Çalışma mekanı olarak Devlet Demiryolları'nın Eskişehir'deki Cer Atölyesi seçilir. Zaman müthiş dardır. Cumhuriyet Bayramı' na kadar yalnızca 130 günü vardır ekibin. Türkiye'nin ilk yerli otomobili olacak eserin adı da konmuştur: "Devrim"."
Bu filmin çıkış zamaninin biraz talihsiz oldugunu düşünüyorum çünkü Mustafa'nin başarisinin altinda kalmasini istemiyorum...Vaktiniz varsa buna da gidin...Biraz insanin yüreğini burkan bir hikaye..30 yil öncesine kadar toplu igne bile uretemeyen ülkemizin kalkinma hevesi...Giderseniz degecegine inaniyorum...
Nuri Bilge Ceylan'in ödül alan filmi "Üç Maymun" da sinemalarda....Filmin konusu da yalanlarla dolu bir ailenin bir arada kalmak için bu kusurlari gözardi edebilmesi...Yani ailenin bir şekilde üç maymunu oynamasi...Cannes'dan ödül aldiği için filmin birçok kişi (ben de dahil) için ağir olacagini dusunuyorum...Bu filmi izlemeye gitmiycem mesela..Ama giden için de onerim Recep İvedik izler gibi diil de daha sanatsal bir biçimde ; sahnelerdeki , konusmalardaki derin anlamlari anlamaya calisarak izlemeleri....Veya başka bir filme gitmeleri...( Mesela Disaster Movie [Acaip bi Film] geldi komedi olarak)(Scary Movie gibi bişey)
Altin Portakal ödüllü "Vicdan" hakkinda yorum yapmak istemiyorum çunku film hakkinda henuz hicbirsey bilmiyorum...
Son önerim de bi Türk Komedisi..."Aşk Tutulmasi"ndan bahsediyorum...Bayagi reklam falan yaptilar...Futbol delisi bir adamin bi kizla tanişmasinin ardindan meydana gelen ilginç olaylar...Gamze rolunde oynayan da benim biricik arkadaşlarimdan "Begüm Akkaya"'dir...Gidin görün...

Size üç vakte kadar biyeri daha tanitmcam demiştim ya ? Sansürlenince unuttum gittim ben onu...Merak etmeyin...Su anda veri topluyorum....

29 Ekim 2008 Çarşamba

Şöyle bi baktım da resmen yasadişi şeyler anlatir olmuşum size ... Yasadişi seyler yapmaktan artik utanmiyorum...

Efendim (geçici bir süreliğine ) sansürümüz kalktı... Artık yeniden güzel şeylerden bahsedebiliriz....

Öncelikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun !!! Cumhuriyetimizi korumaya en çok ihtiyaç duydugumuz su günlerde milli bayramlarimizin önemi bin binbesyuz kat daha artiyor haliyle...

Az önce AFS Programiyla İtalya'da bulunan Göktuğ'dan bir ileti aldim...Bu gün için güzel bir ileti :

Gölköy adinda bir yer varmis Gelibolu'da
Televizyonda gösterdiler geçen gün.
Gelenek edinmis köy halki,
"Ben kendimi bildim bileli bu böyledir"
Diyor muhtar:
29 Ekim'de toptan sünnet ederlermis çocuklarini...
Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
Kirvesi tutmus kolundan
Yatirdilar bir kamp yatagina,
Ardindan sünnetçi olacak zat boy gösterdi
Elinde biçagiyla,
Çocuk kaldirdi basini, bagirdi:
"Yasasin Cumhuriyet" diye
Bunun üzerine de ekran karardi

Korkarim bu, sade Gölköylülerin degil, umumumuzun
Sade küçüklerin degil, büyüklerimizin de
Düstügü bir tarihsel yanilgi
Çünkü sünnet degil, farzdir Cumhuriyet

Yaşasin Cumhuriyet - Can Yücel

Bugun okuldan sonra İstiklalde Panter kırtasiyede bi tüy kalem gördüm....( hemen fiyatini belirtmeliyim : 96 ytl) ....Harika bişey ! Hani şu : http://www.flickr.com/photos/vanessawoz/2319076241/ resimdeki gibi bi kalemlerden.. Harry Potter'da gördüğümüz kalemler gibi....

Bi de onlarin mühür var....İlginç enteresan ( berberim her şeye boyle yorum yapiyo) bişey ..Ahanda resmi : http://www.glowingwic.com/image_tmp/46756231d65fc576b2e966dc9e337412.jpg

....İlgilenenler için tam bi cennet... Ama ilgilenen de yoktur heralde ?

Artik YouTube'a sorunsuz girmenin yolunu da biliyosunuz di mi ? Size benim yıllardir en sevdigim video yapimcisi olan Lasse Gjertsen'i taniticam bugun...Norveç - Larvik'li... Vdeolari da baya iyi bence...

http://www.youtube.com/watch?v=o9698TqtY4A

Bu Hyperactive diye bi videosu...Human Beatbox tarzinda olmuş...( hani bu 4. sinif rapçilerin agizlariyla "çkı fkı mpçi bpçi" tarzi sesler çıkarmasina benziyo...Ama tabi daha güzeli...

http://www.youtube.com/watch?v=JzqumbhfxRo

Bu da Amateur isimli videosu...Bunda da bateri be pianoyla stop-motion video hazirlamiş kendileri... Dokuz buçuk milyon kişi izlemiş...

Konuştuğu videolarinda hep "Faen" diye bir laf geçer...Aşagida linkini vereceğim videoda da bu kelimenin anlami hakkinda uzunca bir video hazirlamiş....(+18 : )) )

http://www.youtube.com/watch?v=AkJf0md1kG8

Finlilerle de güzel dalga geçmiş....

Bi de bu adamin teknolojiyle olan ilişkisini güzelce anlattiği videolari var... "Lasse vs. Teknologi" ( Norveççe)....

Araya not düşmek istiyorum konuyla alakasiz : Efendim bu yazilar ne durumlarda yazdiğimi gorseniz akliniz hayaliniz durur...Odaya giern-cıkan sayisi benim yazi yazdigim zaman ortalamanin 17 katina çıkıyor...Ailemin de onlarla ilgilenmememden şikayet ettigi zaman da genelde bu saate denk geliyo....Bi de protesto ediliyorum...

Konuya dönelim...

Lasse vs. teknologi iki videoluk bir dizi şeklinde hazirlanmiş...

http://www.youtube.com/watch?v=lHKa58duzxg 1. video

http://www.youtube.com/watch?v=dTgQoDtkFuA 2. video

Tüm videolarini teker teker tanitmak yazar için uzun sürer ama siz tabi gezinerek daha fazlasini izleyebilirsiniz...

Bloguma müzikçalar koymam hakkindaki yorumlarinizi bekliyorum : )

Hepinize tekrar iyi bayramlar !

28 Ekim 2008 Salı

Tepkimiz sonuçsuz kalmadi sonunda !...

Saat 16:01 itibariyla ( bi saat kadar önce) özürlülüğümüz kalktı... Ama biliyoruz ki bu serbestlik büyük ihtimalle kısa süreliğine...Bu yüzden sizi "Yüce" Türk Yargısı'nın engelinden kurtarmak için birtakim program ismi yaziyorum....

Öncelikle altbaşlığıma da yazdiğim Hotspot Shield programı...Ahanda linki :

http://anchorfree.com/downloads/hotspot-shield/

Bu siteye de yasak gelirse ( yakında gelir) (2012 seçimlerine kadar ülkemden herşeyi bekliyorum artık.) de hemen sitenin ip adresini öğreniyoruz... Bu işe yarayan sitemizin linki de :

http://www.kloth.net/services/nslookup.php

Bu yöntemi kullanmak içinse :


Başlat - > Çalıştır’a giriyoruz.
Çıkan kutuya c:/WINDOWS\system32\drivers\etc\hosts

Yazıyoruz ve enter’a basıyoruz
Birlikte aç sekmesi çıkıyor karşımıza buradan Notepad‘i seçiyoruz ve Tamam‘a basıyoruz.
Karşımıza bir notepad dosyası çıkıyor içinde bazı yazılar var bu yazıların en altına şunları ekliyoruz

88.198.202.51 www.kloth.net

Bundan sonra dosya 'yi tikliyoruz ( hani sağ üstteki) ve kaydediyoruz...

Kloth.net'i nasil kullaniyoruz ?

verdiğim linkte domain yazan yere sitenin adresini yaziyoruz...look it up 'a tiklayip çıkan cevaptan adresi kopyalayip az once tarif ettiğim yöntemi uyguluyoruz ...

Bloglar için bu çok zor çunku bu verilen numara her blog için farkli...siteler soyle olsaydi mesela işe yarardi ama

www. blospot. com / eud1558

ama maalesef boyle diil ve bu tekniği bloglarda sadece takip ettiginiz bloglar için yapabiliyorsunuz...

Hotspot shielddeyse boyle bir sorun yok sadece sağ altta saatin yazdii yerde bi sembol cikiyo bi de ilk kullandiğiniz zaman ekrani daraltan bi reklam çikiyo ama bi zarari yok...Güvenli bir program...

Tayyibin ve kankalarinin ( bunlara maalesef Digiturk'u de kaptirdik ) koydugu sacma sapan yasaklardan en az miktarda etkilenmek için maalesef böyle çetrefilli işler çevirmek zorundayiz...Her gün internete girerken devletim tarafinda küfür yemekten biktim artik...

Bu Cuma gecesi de 15cisi düzenlenen "Moda İskelesini Yobazlara Bırakmayacağız" yürüyüşünde de internete sansür protesto edilecek..Katilmak isteyenler ve daha çok bilgi almak isteyenler için de

http://www.sansuresansur.org

Resim galerilerini gezin derim... İmkaniniz varsa da bu yürüyüşe katılın...

Penguen de yarin çıkacak sayisinda her zamanki gibi muhteşem bi kapak yapti

http://www.ntvmsnbc.com/news/463967.asp

Haber tabii ki Türkiye'nin Sansür Rezaletleriyle en çok ilgilenen NTV'nin sitesinden...

Buradan da http://www.ntvmsnbc.com un hazirlanmasinda emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum....

Not : Henüz reklam almaya başlamadim ; bu övgüyü inanarak yapiyorum

27 Ekim 2008 Pazartesi

Engellendik Dostlarım !!!

Cuma günü eve geldim..Hemen aklimda yazacaklarim vardi Sinanlara gitmiştik...Site bi türlü açılmadı ....N'oldu ne bitti derken herhalde kısa süreli önemsiz bir sorundur diye düşündüm...Sözlükte gezinirkene kenarda gördüm ki engellenmişim...Tabi beni bi sinir ve nefret krizi tuttu...O anda gözüm dünmüş..Facebook'tan ülkeme olan nefretimi kustum..Hatta "fuck Turkey" grubuna bile girdim yani o derece....

Ama gerçekten artık ülkemden utaniyorum...

Digitürk'ün para kazanması için oturduğum yerden yasaklanmak çok ağrıma gitti...

DIGITURK'E HAYIR !!!

Zaten bu devirde parayla yayın yapan bi o gerizekalılar bi de KabloTV kaldı...

Bahsettikçe hâla sinirlerim tavan yapıyor...

Bi de bu işten ( ve başka hiçbir işten) anlamayan "bakan"larimiz var ya ?

Bu yasakla beraber ülkede ifade özgürlüğü kalmamiştir....

Vatana millete hayırlı olsun....

Digiturk de bi tarafına soksun

24 Ekim 2008 Cuma

Bu Siteye Erişim Engellenmiştir / Access To This Website Is Banned By turkey

If anyone reads this out of Turkey this is an s.o.s
Blogger is banned

23 Ekim 2008 Perşembe

Lensi seviyorum ama nefret de ediyorum...Hacı , sol gözümdeki lensi çıkartırken retinamı da çıkardım galiba..Feci aciyo...Psikolojik bi acı bu ama..Yani sadece gözümü düşünürken acıyo..O yüzden çok umursamıyorum...Dün yazamadım kusura bakmayın..Edebiyat sınavım vardı ve hani bi laf vardır girdi diye..Öyle oldu biraz...Edebiyat dersindeki çoğu şeyi gereksiz buluyorum...Kürsi-i İstiğrak'ın 6'liklarının taşıdığı derin anlamın bana ne gibi bir faydası olacak ?? Onun yerine hangi otobüs nereye gider ? Çamaşır kaç derecede yıkanır ? Salataya ne kadar sirke konur gibi bir işe yarayan şeyler öğretsinler... Bence Türkiye çok daha güzel bir yer olurdu o zaman...

Free Hugs Campaign'i keşke burda da yapsak... Düşünsenize bi tane öküz gelip "bacilarimizi mi kucaklıycan lan it" diyip üstüne saldiriyomuş falan...Aslında yapılmış Türkiyede de ..31 aralık 2006'da Ankara'da yapılmış...Kısaca Free Hugs olayını özetlemek istiyorum..Juan Mann diye bir adamın metropol yanlızlığını değiştirmek için başlattiği bir kampanya..Şöyle ki elinde "free hugs" ( beleş kucaklaşma) yazan bir pankartla merkezi bir yerde yürüyosun..insanlar gelip sana sariliyo..sonra herkes birbirine sariliyo..Videolari izlerken insanin içi gerçekten bi mutlu oluyo..Keşke hani burada da biri gelse de bana sarilsa..Mesela düşünün İstiklalde araba trafiğinin (!) içinde yürüyemiyosunuz bile ve berbat bi sinavdan çıktınız hiç tanimadiğiniz birisi gel istersen saril bana diyo...Muhteşem bişey bence...
http://www.youtube.com/watch?v=vr3x_RRJdd4
Bu video Free Hugs Campaing'in resmi videolarindan birisi...Benim linkini verdiğim ana kadar 32,319,428 kişi izlemiş...
http://www.youtube.com/watch?v=h4sbwOOizgo
Bu da Helsinki Free Hugs'ı
Başka bir Türk Blogcu da bunu hakkında güzel bir yazi yazmiş
http://nick-fallin.blogspot.com/2007/07/bazen-bir-kucaklamadr-tm-gereken.html
Bizim Free Hugs'ımızın da videosunu buldum...Fransa'da yapılmış ama ...
http://www.youtube.com/watch?v=T8UovOW2aeY
Çok fazla sarılanı yok ama bizimkilerin..İnsanlar daha çok tip tip bakiyo bizimkilere..
http://www.youtube.com/watch?v=NRyA3CXIk4Y
Bu da İsrail Free Hugs'u...Araplarla Yahudiler birbirine sariliyor..Bu video sirf fon müziği için izlenir diyorum..

Keşke dünyanın her yanında insanlar dinî veya irkindan kaynaklanan sorunlari aşip birbirine sarilsa..İyi niyetliler olarak her zaman kaybetmeye mahkumuz evet ama en azindan biraz daha iyi ve mutlu yaşayabilirz...Yoldan birsininin sana sarilmak istemesi bence çok güzel bişey..Çok güzel bir kampanya olmuş...
Mümkün olan en kısa zamanda böyle bir kampanyayı yeniden ve daha büyük bir organizasyon şeklinde yapmamız lazim bence...
Mutlu yaşayabiliriz derken biz birbirimize sarildik diye savaşlar veya açlık bitmiycek tabii ki ama en azindan belki binlerce yıllık insanlık tarihinde bariş adina bir arpa boyu yol alabiliriz..Dünyanın geri kalani çoktan başladi ilerlemeye biz yine sonuncu olma gururunu yaşamayalim ...
Ama burada işlemez gibime geliyo..Hani düşünsene mesela kıronun tekine güzel sarişin bi kiz saril bana diyor..Beyin yapisi gergince kizin mesleği konusunda yanliş fikre kapilacak ve büyük ihtimalle kampanya bir fiyaskoyla bitecek..Zira şimdiye kadarki her kampanyamiz böyle sonuçlanmış...

21 Ekim 2008 Salı

Portakalda vitamin gibiymisim de haberim yokmuş....Beşiktaş'ta motora binerken ( Sinlars Visa olayini yapamadim) bissürü insan tam motor kalkarken kosturdu..Ben de aynisini yaparim her sabah Üsküdar'da..Bi tane şişko adam var ; beni uzaktan gördüğü an kaptan'a işaretini veriyo..Bi de benim akbilim asla acelem varken calismaz..Ya bitmistir ya okuyamaz yani bi şekilde o turnikeden geçemem...Ama bugün benim gibi insanlardan görmek beni mutlu etti..

3 vakte kadar size yeni bir ülke'yi daha tanitcam...Bu sefer İskandinav olmayabilir...Aklimda Singapur var...Ben 9 yaşimdayken Singapur'da yaşadim efenim..Çok güzel bir ülkedir...Ama doğasi yoktur..Şehirdir , Sentosa Adasi vardir böyle gezilebilecek şehir olmayan... Bizim evin adresi  Simei Str. 3

Eastgreen sitesi'ydi galiba..

http://maps.google.com/?ie=UTF8&ll=1.3391,103.951156&spn=0.002381,0.003433&t=h&z=18&lci=lmc:panoramio,lmc:wikipedia_tr



Havuzluydu lan evimiz ???

Bi tane Çinli arkadaşim olmuştu..Adini hatirlamiyorum..Beni eve davet etti..Ben de elimde kek mi ne gittim evine..Hoşgeldin dedi falan..Odasina geçtik bana seni cağirmamistim ki niye geldin dedi..Ben de keki de alip eve geri dondum bir daha da konusmadim...Eğer onu yapmasaydim annem babam orada arkadaslarim oldugu ve mutlu oldugumu dusunup oraya kalici yerleseceklerdi...Hayatimi dağistiren bir olay..Şimdiki aklim olsa cocuga para verirdim arkadasim gibi gorun diye..İngilizce bilseydim aslinda herşey daha iyi olurdu gibime geliyo ...
Bir de annem Türkiye'yi çok özlemişti ondan da gelmiş olabiliriz

Yarim saattir içerde Singapurdaki fotoğraflari ariyorum ama çok azini bulabildim onlarda da Singapur'u gösteren bişey yok..




Bi bu var doğru düzgün..Singapur Hayvanat Bahçesinde 16 mart 2000'de çekilmiş..Ayşenur Flamingolari taklit ediyo ben napiyorum ??

Öyle işte..Güzel ülkedir Singapur....Orda yaşasaydim coğu kişiyi tanimiycaktim...Bambaşka ( belki güzel belki kötü) bi hayatim olacakti...Anadilim Singapur İngilizcesi olacakti... ( I didn't go to cinema yerine = I kenay go du sinimah) ( kenay = olumsuzluk eki) Come on yerine = Lah ! Too yerine = Mah

diyerek konusacaktim...Aklimda kalan "Singapurca" bu kadar : )

I kenay lying lah ! ( Come on ' I'm not lying : )))

20 Ekim 2008 Pazartesi

Human Relations ödevim bitti...Edebiyata çalistim...
Yani artik haftaiçimin tek hobisi olan yazi yazabilirim...
Shakespeare diye bi adam var ya ? Yalan o...Bence hiçbir önemi olmayan bi adam..Bugün Hamlet'i izledik bana o kadar da "muhteşem" gelmedi...Filmin yönetmeninden de kaynaklaniyo olabilir bu ama gerçekten hiç hosuma gitmedi hatta tiksindim o hayaletten...Hamlet'in kafasi da resmen ovaldi..Normal bir oval degil ama kalemin etrafindan incecik bi halka çiz o derece oval...
129T'de bir günüm olaysiz geçmeyecek mi merak ediyorum...Bugün de iki tane insan gördüm..İtalyanca konuşuyolar sandim..İtalyanlar dedim..Ama boyle koltuklarina kadar egildim boyle tip tip baktilar bana..Belki de korktular olasidir ki yanlis anladilar...Sonradan bi tanesi kalkti birine yer verdi Cantasinda kalp içinde Şili ( Şile diğil) bayraği gordum...Bu sefer gülümseyerek baktim cocuga ama yüz vermedi..Oysa ki ne kadar güzel bir konusma yapabilirdik onunla...Ona Şili hakkindaki görüşlerimi soyleyebilirdim..." Ülkeniz haritada dünyaya sirt çevirmiş gibi duruyo..Ayrica sanki her evin önü deniz arkasi dağ gibi de duruyo.."
derdim..O da gülerdi..Belki de gülmezdi...


Az önce "sörf yaparken" herkesin çok işine yarayabilcek bir site kesfettim..
http://www.wikihow.com/Main-Page

İnsanlara ihtiyaci olan hemen hemen her şeyde yardim eden ingilizce bir site...Türkçesi de var ama henüz yapim aşamasinda..
http://tr.wikihow.com/Ana-Sayfa

Mesela çok hoşuma giden bir örnek : Sürekli ayni şeyleri konuşmama klavuzu..
http://www.wikihow.com/Not-Always-Talk-About-the-Same-Things

Veya bir partiden sonra kizi eve nasil davet edersin ?
http://www.wikihow.com/Ask-a-Girl-to-Homecoming
Veya bi çocugu ?
http://www.wikihow.com/Ask-a-Guy-to-a-School-Dance

Veya kendinizi nasil dansa kaldirtirsiniz ? ( bu laf bi tek bana mi banu alkani hatirlatiyo ?? )
http://www.wikihow.com/Get-Asked-to-a-Dance

Hatta Nasil Adana Kebabi yaparsiniz ??
http://www.wikihow.com/Make-Adana-Kebab

Şakşuka nasil yapilir ? Ahanda böyle yapilir :
http://www.wikihow.com/Make-Tchektchouka

Sushi de deneyebilirsiniz :
http://www.wikihow.com/Make-Sushi
Singapur eriştesi !!!
Çocukken Singapurdaykene yemiştim !! muhteşemdir..( anneme göstermem lazim ! ) ( annem : hee ? e güzeel )
http://www.wikihow.com/Make-Singapore-Noodles

Dinle bile ilgili şeyler var .. Mesela okulda nasil pagan olursunuz ?
http://www.wikihow.com/Be-Pagan/Wiccan-in-High-School-(With-Minimal-Problems)

Anlaşildiği üzere ben bu siteye bayildim ve her gün giricem bu siteye..

19 Ekim 2008 Pazar

Azeri şokunu atlattım...İyi durumdayim...Merak etmeyin...
Bugün ortaokuldan iki arkadasimla bulustum..Koşuyolu'nda karting yaptik..Hayatimda öyle hizli karting arabasi gormedim..Araba 2 saniyede 100 km'ye cikiyodu resmen..Duruyoken sorun vardi biraz duramiyoduk ama hani kötü değildi...
Ekonomik kriz bu hafta beni kötü etkileyecek....25 lira kartinge yatirdim , 10 lira yemek yedim , 10 lira da yurtdisi arama karti aldim..Yani ; haftaya kullanacagim paranin yarisina yakinini harcadim bugüun...Haftaicine yeter de haftaya haftasonu evdeyim...Buradan bu gözüküyo...

Günde 2985 kalori alma hakki verdi internetim bana ? Ama sonuna da "kilonuzu korumak icin" diye ekledi...Fazlaymis gibi geldi ama bana...Spora haftada 2 veya 3 gün gidiyorum ve gittigimde de 400 kalori veriyorum genelde...Gün içerisinde o kadar yorulmuyorum da..Hani oturarak geçen bir hayatim da yok..okula giderken sabah 15 dk + 5 dk. toplam 20 dk. yürüyorum...okul çikisi da 30 + 15 dk yürüyorum.. ( + kullanarak yazmam size matematik sorusu çözdürmek içi değil..+ yazan yerde otobuse veya baska biseye binmis oluyorum)
Bi de fazla kilom olmadiginin soyledi bana..mutlu oldum yani : )
Sene sonuna bayaa zayif olarak gorunecem insanlara

Size bugün Fin müziğinin en berbat örneğini anlaticam...
Klipten tarih anlaşilmiyor ama 90'larin başı gibi..."Danny ja Armi" ( Danny ve Armi) " I want to love you tender"...Sarki gerçekten kötü ama klip daha da beter....Böyle bir dans kareografisi dünya üzerinde yasaklansin...50 çeşit şaklabanlık var klipte ... Sonunda arabayla uzaya uçmalari da saçmaliğin "daniskasi" : )
Ahanda linki :
http://www.collegehumor.com/video:1682242
Avrupadan ve Amerikadan birsürü insan da bu kliple dalga geçmiş...Ve bu klipten daha başarili dalgalar var...Ayrica klip mtv'den ve başliği da "thanks finland for the worst music video ever"
Bu arada artik YouTube linki vermiyorum..Muuhteşem Mantıklı ülkemizin mantiküstü yasaklari sayesinde coğu kişi dogrudan youtube'a giremiyor...
Başka insanlarin hazirladiği kliplerden benim hoşuma gidenleri :
http://www.ktunnel.com/index.php/1010110A/d27e13e3da97df64dc4a1a557448e03e3b1ff8f48d67d0c0a66911da8bf7c3221cf6be6aaebc383070e05516ec40c527b86681d7eedd340419088 http://www.youtube.com/watch?v=CiKT9xf2aaU

Böyle uzun link de olmaz olsun

Bu da boyle bi parti esnasinda yapilmis
http://www.ktunnel.com/index.php/1010110A/d27e13e3da97df64dc4a1a557448e03e3b1ff8f48d67d0c0a66911da8bebcf1107bf8561da95122c70e05516ec40c527b86681d7eedd340419088 http://www.youtube.com/watch?v=_exOpCmFHKI
Hani ben burda araştirirken yani videolari gülmeten ölüyorum..Hani garanti veremem ama bana göre hepsi çok komik şeyler...

Rapçiler garip insanlar..Ama birazdan gostereceğim iyicene garip..Reh Dogg diye biri...Why must i cry diye bi sarkisi var...Sarki berbat klip bir insan ancak bu kadar salak olabilir dedirten bisey...

http://video.google.com/videoplay?docid=-7711974683553872013&ei=goP7SOuTNIvSjgKw5dW9CQ&hl=tr

18 Ekim 2008 Cumartesi

Azerilerle ilgili birkaç ilginç nokta :

Arabanin ön koltuguna "gabak" arabaya "maşın" pantolona "şalvar" şalvara "pantulon" alismağa "örgeşmek" diyolar..Garip insanlar...

Bugün bir değil tam İKİ AZERİ ile alisverise ciktim..Neş'e dolu dakikalar ( azerica : degiike) yaşadim...Bi tanesi amcamin eşi..Diğeri de onun Azerbaycan'dan gelen kardeşi veya ablasi...Capitol AVM'de ( a tribute to Kanyon AVM) gezindik biraz...Onlari anlayabilmek ve kendini anlatabilmek gercekten zor bisey...Bisey diyosun mesela bi sure yuzune bakiyo sonra kafasini ceviriyo..Yani ANLAMIYO !! Bazi şeyleri ingilizce anlattim yani o derece vahim..Gerçi onlari suçlayamam , büyük ihtimalle onlar da beni anlamiyodur ama yine de garip geldi Türkçe ve Azerice arasinda bu kadar fark olmasi ve bu farklarin hepsinin de komik kelimlerden ibaret olmasi...Ayrica merak edenlere soyliyim : Evet , bizim dilimiz de onlara komik geliyor...

Mene ikki dene Azeri Manati görsettiler sanarsiz tipki kimi Övropa Öorosu ...

Çoğunuz ne dedigimi anlamissinizdir ama boyle kelimeleri surekli duyunca insan bunaliyo...

(Bana iki Azeri Manati Gösterdiler Avro Zannedersiniz)

Azerilerle dolaşmayin..Tehlikeliler..Bi süre kendinize gelemiyosunuz...

Lepa Brena'dan Jugoslovenka'nin klibini izleyin..Böyle çakma bi klip olmaz...Yil 1980'lerin sonu...Yugoslavya çökmek üzere...Slovenler bagimsizlik pesinde....Arnavutlar ayaklanmis....Sirplar kudurmuş.....Tipki bizim Mustafa Yildizdoğan gibi milliyetçi sarkilarla ülkeyi bir arada tutmaya çalistiklari dönem...Ve bunun için öyle bir klip çekmisler ki bir klip bu kadar kolpa olur..Daha fazlasi mümkün degil...Klip boyunca sarki soyleyen 4 veya 5 kişi var...Zannedersem hepsi Yugoslavya'nin farkli halklarindan...Bi tane de "daha fazla şarkı soyleyen kiz" var...Tipi biraz Yonca Evicimik'in genciligine benziyor..İlk olarak bunu helikopterde mavi bir elbiseyle goruyoruz...Bi sahnede Yat'da yatiyor ( soguk bi espri diil gerçekten yat'ta yatiyor) ve elinde Yıldızlı Yugoslav Bayrağı var...Bi de şarki söyleyenlerden sonuncusu biraz abartmis..Sesinini girtlaktan veriyo ve biraz da Tom Cruise'un yandan yemişi...Klibe bayagi para harcamislar belli...Yonca Evcimikcağizimiz ülkenin her yerine oryental yapmak zorunda kalmis...Uçak şovlari falan var klipte..Binlerce insan beyaz elbiselerle Yugoslav Bayragi taşiyor...

Neyse fazla uzatmadan size linkini veriim॥

http://www.youtube.com/watch?v=hiYwkdLYdfg

Yine bu Lepa hanimefendinin bir baska sarkisinin klibinde de bunlarin otobuslerinin lastiği patlar..Çayir gibi bi yerde kalirlar..Köylüler Arabadan "BRENA"nin ingiğini görünce şaşirir...Sonra bütün köy şenlenir...Klip fena ama şarki o kadar da kötü dğil..Denemey değer diyorum...Sarkinin adi : Hajde Da Se Volimo

http://www.youtube.com/watch?v=dLzXYDOMWuk

Klibin başindaki ve sonundaki skeçler de cabasi...

http://www.youtube.com/watch?v=MfiRMkxKFPU

bu da yine o şarkinin bir başka klibi...Vaktiniz varsa bunu da izleyin...Zarari yok

www.youtube.com/watch?v=hU6KwplE6Fc

Bu da o şarkinin İngilizce versiyonu !! Vakti zamaninda bayaa populer bi şarkiymiş demek ki..Bu klip sayesinde de Hajde Da Se Volimo'nun " Haydi Aşık Olalım" demek olduğunu ögrendim..Zaten adi boyle olan bi sarkinin tutmamasi da mümkün diil gibi gorunuyor bu taraftan...

Aslinda Yugoslav Müziği böyle basit örneklerle anlatilmamali...

http://www.youtube.com/watch?v=5ohGj07EfwY

Mesela bu 50'li yillarin Yugoslav müziği..

http://www.youtube.com/watch?v=XM0gA9YLzuc

Bu da Yugoslav Rock müziği...Hiç de kötü değil ama biraz basit...

Balkan müziklerini deneyin...Aslinda farkinda olmadan pek çoğunu dinliyoruz ama ben özellikle en az bir veya iki Balkan sarkisi dinlemenizi oneriyorum...

http://www.youtube.com/watch?v=t_QCfr70gcU

Bu mesela bir konsere hazirlanma videosu..Bi okulun projesi ve taniminda çok güzel bir söz yazmis.." Müzik Savaş Başlatmaz- İnsanlar Başlatir"

Balkan müziği Yunan Müziği hariç birbirinin aynisi...Aralarindaki tek fark dilleri...Enstrümanlar sarkinin söyleniş tarzi (makamı) her şeyi ayni...Yani bu insanlar dinleri ve dilleri hariç ayni kültürü paylasiyorlar..Ama Aralarindaki milliyetçilik yüzünden en acimasiz savaşlardan birisi orada yaşandi...Bazi Balkan halklari arasinda dil farki da yok...Sadece din farki..Hirvatlar Sırplar ve Boşnaklarin arasinda dil farki sadece yazilirken var...Kelimelerin hepsi ayni..Yani ayni irk bu insanlar ..Ayni zamanda bu insanlar kendilerine en çok zarari veren irk...Hatta Karadağlilar ve Sirplar arasinda hicbir fark yok..Biri Karadağ'da yasiyor biri de Sirbistan'da...Farkli yerlerde yasadiklari için ayrildilar...Karadağca diye bir dil var ama kullanilmiyor , kullanilsaydi da Sirpça'nin bir lehçesi gibi olacakti....

Neyse yeter bu kadar...

Hepinize iyi akşamlar !!!

17 Ekim 2008 Cuma

Ah........Ah........Ah.........Ah.........(Bkz: Daha gider bu)

Çok dertliyim sevgili okuyucularim....Uykusuzluk beni öldürecek....Gunde 4 kahve iciyorum..Bi tane sabah kalkinca 3 tane de okuldan eve gelince...Aslinda az uyudugum yok..6 saat uyuyorum ama yetmiyomus gibi oluyo...

Bu yalani sirf size dunyanin bence en havali sikayetini gostermek icin attim...Ben inaniyorum ki kahveden sikayet etmek çok havali bişey...Sizi de bu yalana karşi korumak icin bunu yaziyorum..Ama benim de her gün olmasa da 4 kahve (coffee) icitigim gunler oliyür yani arada...Neyse bunaldim ben bu kahve muhabbetinden...

Bugünkü konum :

İnsan kendi muhabbetinden sıkılır mı ??

A ) Olabilir

B ) Olamaz

C ) Konuştuğu Konuya Göre

D ) Konuştuğu İnsana Göre

E ) Hiçbiri

Şimdi eğer düşünecek olursak insanın kendi kendisinden sıkılması saçma bi düşüncedir..Ama belki de o kadar saçma değildir ? Şimdi bir insan Saçma sapan şeylerden konuşuyorsa elbette sıkılabilir...Olmasi gereken de budur...

Yanlız ben gerçekten çok sıkıldım şunlaru düşünürkene...Bi de karşimda cevap verecek kimse olmadigi icin biraz daha bunaltıcı oluyo bu monolog..

Konumuzu daha sonra işlemek üzere ileri bir tarihe erteliyorum... Cevabinizi da yorum olarak yazabilirsiniz..

Öncelikle az sayidaki okurlarima teşekkür etmek istiyorum....Okuyanlarin geğenmesi cok hosuma gidiyo..Bu arada size bir haberim de var...İlk Dost ve Kardeş Blogumuz açildi...

http://www.aksakallidede.blogspot.com/

Su anda yayina hazirlaniyor yakin zamanda ilk yazi yazilmis olur...Onu da takip edin isterseniz..

Dost ve Kardeş Blog'umuzun yazari da şu anda Afyon'da 1001 güçlükle okuyan sevgili Doğukan kardeş'tir...

Geçen sabah tamamen bir rastlanti sonucu bir şeyin farkına vardim...Herhangi bir motorda ( üsküdar besiktas motoru gibi) giderken , motorun ön tarafinda durup ileriye bakarken Tyr'dan Sinklars Visa'yi dinleyince kendinizi Viking gibi hissediyosunuz...Cok garip bir duyguydu...İmkaniniz varsa siz de yasayin bu duyguyu...Hele de benim gibi İskandinavya merkalisiysaniz...Ahan da şarkının linki :

http://www.youtube.com/watch?v=0I1geB7U5VI

Hepinize iyi günler ve iyi haftasonu tatilleri Yavru Kuşlarım

15 Ekim 2008 Çarşamba

Sinavlar....

Yazili sinavlara karsiyim...Biliyorum siz de karisisiniz...Hani soyle bi durum olsa - surekli ders anlatsinlar sonra defter kontrolu yapsinlar ? İlla not verceklerse oyle versinler ? Boylece herkes yazmak zorunda kalir ama stres olmaz , genis genis yayvan yayvan egitim aliriz...Kötü bi fikir mi ? O kadar kotu diil bence...

Sabah yagmur vardi mâlumunuz...Kabataşda motordan indim 25 dakka erken gelmisim ..Gittim Kahve Dünyasindan Sütlü Filtre Kahve aldim...Aman Yarebbim ! Resmen kömür tozu katmislar kahveye...İşin biraz daha sinir edici kismi ise Tophane'den yukari okula cikarken Tabanindaki kagidin dusmesi oldu...Kahve iyi ki bayagi azalmisti ki cok boyle yuzume gozume bulasmadi...

Efenim yagmurluk alirken dikkatli olunuz...Bilhassa su gecirmeyen mamülleri tercih ediniz...Yoksa yagmuru yersiniz...Bugun aynisini yasadim...Bu arada Eastpak çantalar su geciriyo ona gore dikkat edin...

Sevimsiz ogretmenim ingilizcecim bugun sinavda yine döktürmüş...Maşaallahi var kadinin...Neyse fazla kisisel sorunlarimdan konusmak istemiyorum...Biliyorum zaten hepiniz nezaketen okuyosunuz...Hicbiriniz severek okumuyorsunuz bu sayfayi...Zaten yakinda erişim de engellenir bu siteye merak etmeyin...Zararli nesriyat falan bulur sevgili Türk adaleti...

Saat 22:22 biri beni dusunuyo...

Önerim şudur ki :

Cahillikler Kitabini almadiysaniz bi an önce alin...Güzel bi kitap...13 lira...Akmar'da 5'e bulursunuz...

Beck'ten Hell Yes'i dinleyin...Harika bir şarki....

How I Met Your Mother izleyin...İlk bölümünü izlemediyseniz önemi yok...Gördüğünüz anda durun izleyin...Gülmekten yarilacaksiniz...Avrupa Yakasi izlemeyi birakin artik...

Gülse Birsel'i eksiden çok severdim ama en son TTNet'in reklaminda oynamasi yikti beni...Bi de yalan soyluyo ustelik...Yok internette vitamin falan....İNTERNETTE SANSÜR VAR !!!

1112 web sitesine erişimi engelleyen bir ülke olduk..Artik bi ses çikarmanin vakti değil mi ? Yoksa siz de ktunnel'den YouTube'a girebildiginiz icin umursamiyorusunuz ?? Nazi olmayan Almanin hikayesi gibi olmasin sonumuz...

önce sosyalistleri götürdüler, 
sesimi çıkarmadım çünkü sosyalist değildim.... 
 
sonra sendikacıları götürdüler, 
sesimi çıkarmadım çünkü sendikacı değildim.. 

sonra yahudileri götürdüler, 
sesimi çıkarmadım çünkü yahudi değildim.. 
 
sonra beni götürmeye geldiler, 
benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı

Umarim bu lafi degistirerek soylemek zorunda kalmayiz..

Not : Faröe'yi anlattigim yazimda bissürü yazim hatasi vardi, kusura bakmayin

14 Ekim 2008 Salı

Faröe'ye Hoşgeldiniz


                                             Faröe'ye Hoşgeldiniz

Faröe Adalari haritalarda iskoçya norveç ve izlanda'nin arasinda neredeyse tam ortada bulunur..Ada güya Danimarka'ya bağlıdır ama geniş bir özerkliği vardir..Yani Kendi içişlerinde Danimarka'dan bağimsiz ama birkaç ülke hariç dışişlerinde Danimarka'ya bağlıdır..Başkenti Torshavn olan ülkenin nüfusu 48,353'tür..Danimarkaca Færøerne , Faroece Føroyar olarak bilinir ve bu kelime'nin Türkçe karşılığı büyük bir talihsizlikle "koyun"'dur...

                                                               Faröe Koyunları

                                    Torhavn deniz kenarinda küçük ve ilginç bir şehirdir..

Bu fotografta Torshavn şehrinin tamamı görülmekte...İçeridense 

                                                                   ve böyle                                                                       gözükmektedir..   

Faröe'de evlerin çatisinda genellikle ot bulunur...Çatiya toprak dökerler ve üzerinde otlar büyür..

Hobbit evlerinin tasarimi bence bu evlerden gelmektedir...Örneğin bu bir penceredir.. Bu da Husavik köyüdür...Faröe'de pek çok köyün adinin sonu "-vik" ile biter..."Vik" Vikingcede körfez demektir ve Viking de Körfezli demektir..Vik ayni zamanda Oslo'nun eski adidir...Yani Viking ayni zamanda Oslo'lu da demektir...

 Kirkjubaur KöyüGota KöyüMykines Köyü Saksun Köyü

Faröe Adalarinin dogasina bayiliyorum...Ben şehirde doğup büyüdüm ama şehirden nefret ediyorum...Böyle doğal yerlerde yaşamak varken insan niye gider Kanyon - Akmerkez - Nişantaşı Ekseninde yaşar ki ? Bilmediklerindendir.. Bilseler onlar da çok severlerdi eminim...

Streymoy AdasiKoltur Adası

Belki dikkat etmişsinizdir fotograflarin hiçbirinde agaç yok !!Faröe adalari çöllerle birlikte üzerinde agaç bulunmayan tek ekosistememe sahiptir...Bu ekosistemde kedi, köpek gibi sokak hayvanlari da yoktur...Midilli vardir mesela...

Çocuklara agaç nedir gözetermek için dikilen 2 agacin da fotograflarini koymadan duramadim : 

49 kişilik Gjögv Köyü Faröe Adlarinin bence en güzel yeridir ve ben de onlari 50'ye tamamlamak için oraya yerleşmek istiyorum...Bu fotoğrafta 29 kişi varToprağı kazıp altına ev mi yapmişlar ??Galiba öyle yapmışlar...

Faröece günümüzde Eski Vikingce'ye en çok benzeyen dildir...İzlnadaca'yla arasindaki ilişki ise İstanbul Ağzıyla Trakya Ağzı arasindaki iliski gibidir...Faröece şöyle bir dildir : 

Bu zavallı şanslılarin bakkallari da söyle bişeydir

Faröe Adalari dağlıktır ve yukardan görüntüyü bozmamak için bol bol tünel yapmişlar ..Ahanda bi tanesiBu tünel Gasaldur köyündedir...

Bu heriflerin kiliseleri de bi gariptir...

Bu heriflerin tabelalari da bi gariptir :Berinisvöörd'de bi "dikkat ! düşmeyin" tabelasi (Vöörd ucurum-yamaç demektir ve Norveçte Buna Fjörd(Fiyort) derler)

Faröelilerin posta pullari da bi gariptir : 

Bu pulda Hristiyanliğin Faröe'ye gelisinin 1000. yili anlatilmis...Buraya Hristiyanligi St. Olaf getirmiş ve bu adamlar St.Olaf'in ölümünü en büyük tatilleri yapmişlar..29 Temmuz Günü "Ólavsøka" günüdür...Bu günü Faröe bayraklariyla kutlarlar...

Düğünlerini de Faröe Bayraklariyla yaparlar

Faröe ile ilgili daha çok bilgi almak isterseniz :

http://www.faroeislands.dk/

Faröeceyi merak ettiyseniz :

http://goscandinavia.about.com/od/languagehelp/qt/faroesephrases.htm

Faröe müziğini merak ettiyseniz :

http://www.tutl.com/

Faröede müzik festivali tabii ki var :

http://www.summarfestivalur.fo/english/

http://www.gfestival.com/

Fotograflari flickr'dan ve faroeislands.dk 'dan aldim..

Faröe vizesini Danimarka Konsolosluğundan Alabilirsiniz..

Faröe'ye Dünyanin nerdeyse hiçbir yerinden uçuş yok..Türkiye'den gitmek isterseniz önce Kopenhag'a Sonra Vagar Havaalanina uçmaniz gerekir...